Sessizleşen Bayramlar...
Bayramlar benim için bir zamanlar sadece takvimdeki özel günler değildi. Bir araya gelişti, sarılışın sıcaklığıydı, aynı sofrada çoğalan bereketti. Kapıların ardına kadar açık olduğu, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı o günler… Her bayram sabahı, çocukluğumdan bugüne içimde aynı heyecanı taşırdım. Ta ki asrın felaketine kadar.
2023 yılının ilk Ramazan Bayramı’nda başladı içimdeki o tarifsiz burukluk. Takvim “bayram” diyordu ama içimde hiçbir şey bayram değildi. Sanki zaman durmuş, hayat yarım kalmış gibiydi. O gün anladım ki bazı acılar, insanın en kutsal bildiği günleri bile sessizliğe bürüyebiliyormuş.
Sonrasında beş bayram geçti. Her biri bir öncekinden daha eksik, daha sessiz… Aile büyüklerim olmadan, sevdiklerim olmadan geçen bayramlar; aslında bayramdan çok birer hatırlayış, birer özlem günü oldu. Sofralar kuruldu belki ama o eski neşe yoktu. Kahkahalar yerini derin suskunluklara bıraktı. Çünkü bazı sandalyeler hep boş kaldı.
Bayram namazı… Eskiden içimi huzurla dolduran o anlar da artık başka bir anlam taşıyor. Fahri Öksüz Camii’nde saf tutamadığım her bayram sabahı, bir şeylerin geri dönülmez şekilde değiştiğini daha da derinden hissediyorum. Sadece bir mekân değil kaybettiğim; anılar, alışkanlıklar, birlikte edilen dualar…
Sevdiklerimin mezarları bir yerlerde, ben bir yerlerde… Aramızda sadece mesafe değil, kapanması imkânsız bir boşluk var artık. Bayram sabahları ellerini öpemediğim, dualarını alamadığım insanlar… İşte en çok da bu yüzden, içimdeki bayram hep yarım.
Peki, nasıl bayram olsun?
Belki de artık bayram; eski neşesiyle değil, hatıraların sıcaklığıyla yaşanıyor. Belki bir dua, bir Fatiha, bir iç çekiş… Belki de bayram dediğimiz şey, kaybettiklerimizi unutmadan yaşamaya devam edebilmektir.
Evet, bayramlar artık eskisi gibi değil. Ama yine de içimizin en derin yerinde bir umut kırıntısı var. Çünkü biz, kayıplarımızla yaşamayı öğrenirken; sevdiklerimizi kalbimizde yaşatmayı da öğreniyoruz.
Ve belki bir gün, o eski bayramların sıcaklığına tam olarak dönemeyeceğiz. Ama hatıraların ışığında, eksik de olsa bayramı hissetmeye devam edeceğiz.
Çünkü bayram, bazen en çok yokluğun içinde anlaşılır.