Nebil Seyfettin Makam İnsanı Olmadı!
Bazı insanlar vardır…
Adları bir unvandan, bir makamdan çok daha fazlasını ifade eder.
İşte Nebil Seyfettin de o isimlerden biri…
Hatay Diş hekimleri Odası denildiğinde akla gelen ilk isimlerden, hatta belki de en başta gelenidir. Çünkü o, sadece bir kurucu değil; aynı zamanda bu yapının hafızası, emeği, vicdanıdır.
Tam 42 yıl…
Bir ömre sığan, sabırla, inançla ve karşılık beklemeden verilen koskoca bir emek.
Başkanlık yaptı, yöneticilik yaptı, üye oldu…
Ama aslında her şeyden önce “hizmet eden” oldu.
Odanın her kademesinde iz bıraktı, her taşında emeği var.
Türk Dişhekimleri Birliği’nde de önemli bir yere sahipti.
Belki bir adım daha atsa, başkanlık koltuğuna oturacaktı…
Ama onun için koltuk hiçbir zaman amaç olmadı.
Hiçbir zaman “makam insanı” olmadı, hep “insan insanı” kaldı.
İsteseydi siyasete girer, milletvekili olurdu.
Ama o, el kaldırıp indiren bir figür olmayı değil;
gerçek anlamda dokunan, değiştiren, iyileştiren bir insan olmayı seçti.
Belki de bu yüzden, adı bir siyasi kariyerle değil, onurlu bir meslek hayatıyla anılıyor.
Muayenehanesinin kapısı sadece hastalara değil,
Umudu tükenen insanlara da açıktı.
Parası olmayanı geri çevirmez,
hatta çoğu zaman cebinden ilaç alıp öyle uğurlardı.
Onun hekimliği sadece diş tedavisi değildi;
bir insanın derdine merhem olabilmekti.
Mütevazılığı…
O ince beyefendiliği…
Hiç değişmedi.
Yıllar geçti, görevler değişti, insanlar geldi geçti…
Ama Nebil Seyfettin hep aynı kaldı:
Duru, sade ve içten.
Hatay Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu’nun kurucularından biri olarak
sivil toplumun gücüne inandı.
Demokrasiyi sadece konuşmadı, yaşadı.
Eylemlerde, açıklamalarda hep en öndeydi.
Ama hiçbir zaman “ben” demedi…
Hep “biz” dedi.
Yerel basınla ilişkisi ise bambaşkaydı.
Bir başkan gibi değil, bir dost gibi yaklaştı.
Bu yüzden bugün basın camiasında
onu sevmeyen, ona saygı duymayan tek bir kişi yok.
Ve şimdi…
Hatay Diş hekimleri Odası onu bir plaketle uğurladı.
Onursal Başkan olarak da ödüllendirdi.
Ama bazı vedalar vardır ki aslında bitiş değildir.
Bu da öyle…
Çünkü herkes biliyor ki;
Nebil Seyfettin artık o koltukta oturmasa da
Onun birikimi, tecrübesi ve yüreği
Her zaman bu şehrin, bu mesleğin yanında olacak.
O hiçbir zaman emeğinin karşılığını sormadı.
Ama Hatay ona çok şey borçlu…
Bugün bir veda yazısı yazıyor olabiliriz,
Ama aslında bir teşekkür yazısı bu…
Bir vefa yazısı…
Bir insanı anlatmaya yetmeyecek kelimelerin
Aciz bir çabası…
Yolun açık olsun güzel insan…
Sen bu şehre sadece bir meslek değil,
Bir duruş, bir ahlak, bir vicdan bıraktın.
Ve biz…
Seni asla unutmayacağız.