‘Bakan Geliyor’ Diye Hayat Neden Duruyor?
6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yılı aşkın zaman geçti. Ancak Hatay’ın kalbi sayılan Antakya ve Defne’de hayat hâlâ normal akışına dönebilmiş değil. Özellikle yollar… Kentin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda.
Depremin ardından başlayan yıkım, enkaz kaldırma ve yeniden inşa süreci elbette kolay değil. Ancak bu süreçte kullanılan hafriyat kamyonlarının yarattığı yoğunluk ve yük, zaten hasarlı olan yolları adeta kullanılamaz hale getirdi. Toz, toprak, çamur ve çöken asfaltlar… Kent merkezinde araç kullanmak artık bir sabır sınavına dönüşmüş durumda.
Buna bir de yapımı süren köprü ve yol çalışmaları nedeniyle kapanan güzergâhlar eklenince Antakya ve Defne’de trafik adeta çileye dönüyor. Sabah işe giden, çocuğunu okula götüren, hastaneye ulaşmaya çalışan insanlar her gün aynı sıkıntıyı yaşıyor.
Zaten deprem sonrası büyük bir travma yaşayan Hataylılar için günlük hayat başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda.
Tam da böyle bir ortamda ilimize gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum nedeniyle bazı yolların trafiğe kapatılması, vatandaşın tepkisini daha da artırıyor.
Elbette devlet büyükleri şehrimize gelecek, incelemelerde bulunacak. Bu son derece doğal. Ancak bu ziyaretler nedeniyle şehirde hayatın durma noktasına gelmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Zaten sınırlı olan yolların kapatılmasıyla kent merkezine ulaşım neredeyse imkânsız hale geliyor. Saatlerce trafikte bekleyen insanlar haklı olarak şu soruyu soruyor:
Bir bakan geliyor diye hayat neden duruyor?
Depremde evini, işyerini, anılarını kaybetmiş bir toplumdan söz ediyoruz. Psikolojisi hâlâ toparlanamamış, hayatını yeniden kurmaya çalışan binlerce insan var. Bu insanlara günlük yaşamlarını daha da zorlaştıracak uygulamalar yapılması, ister istemez tepki doğuruyor.
Oysa dünyaya baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz. Avrupa’da bir bakan ya da üst düzey devlet görevlisi bir şehri ziyaret ettiğinde, şehir hayatı felç edilmiyor. Trafik tamamen kapatılmıyor, vatandaşın günlük yaşamı aksatılmamaya özen gösteriliyor.
Çünkü devletin görevi vatandaşın hayatını kolaylaştırmaktır, zorlaştırmak değil.
Hatay’da zaten düzgün bir yol bulmak neredeyse imkânsız. Çukurlar, bozuk asfaltlar ve şantiye trafiği arasında ilerlemeye çalışan sürücüler sabırla mücadele ediyor.
Böylesine zor şartlarda yaşayan insanların sinir uçlarıyla oynamamak gerekir.
Çözüm basit aslında…
Devlet büyüklerinin ziyaretlerinde şehir hayatını kilitleyen uygulamalar yerine, trafiği aksatmayacak alternatif çözümler planlanabilir. Programlar buna göre düzenlenebilir. Vatandaşın günlük hayatı dikkate alınabilir.
Hatay zaten yeterince acı çekti.
Depremle mücadele eden bir şehre yeni eziyetler eklemek kimseye fayda sağlamaz.
Unutulmamalıdır ki bu şehirde yaşayan insanlar hâlâ ayağa kalkmaya çalışıyor.
Onların sabrını daha fazla zorlamaya kimsenin hakkı yok.