Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Mithat KALAYCIOĞLU
Mithat KALAYCIOĞLU
mikamithat58@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 2517 defa okundu.

Hatay’ın Gerçeği Konteynerlerin İçinde Yaşanıyor

6 Şubat depremlerinin ardından en büyük yıkımı yaşayan illerin başında Hatay geldi. Öyle ki, bazı ilçelerde taş üstünde taş kalmadı. Bu gerçeği inkâr eden yok. Aynı şekilde, üç yıl içinde devletin tüm imkânlarını zorlayarak konut yapımı için büyük bir seferberlik ilan edildiğini, yüz binlerce konutun tamamlandığının açıklandığını da görmezden gelmek insafsızlık olur.

Hatay’da üç yılda hiçbir şey yapılmadı demek büyük haksızlık olur!. Yapılanları inkâr etmiyoruz. Ortada bir emek, bir çaba var. Gözle görülür bazı değişiklikler de inkâr edilemez. Bunlar için teşekkür de ediyoruz.

Ama mesele tam da burada başlıyor.

Yapılan hizmetleri anlatmak başka bir şeydir, yapılmayanları olmuş gibi göstermek bambaşka bir şey.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay ziyareti öncesinde şehirde yaşananlar, “Demek ki istenince oluyormuş” dedirtti. Üç yıldır yapılmayan düzenlemelerin, üç gün içinde tamamlanması Hataylıları hem şaşırttı hem de düşündürdü. Demek ki mesele imkânsızlık değil, mesele öncelikmiş.

Cumhurbaşkanımıza güzel bir Hatay fotoğrafı sunmak için yapılan makyajlar, ne yazık ki şehrin gerçeklerini gizlemeye yetmedi. Ziyaret güzergâhlarında konteyner kentlerin kapatılması, şantiyelerin brandalarla örtülmesi, inşaat hâlindeki binaların “bitmiş gibi” gösterilmesi, Asi Nehri’ne bırakılan geçici sular, boyası yağmurla akan bisiklet yolları… Bunlar çözüm değil, vitrindir.

Sormak gerekiyor:

Elektrik kesintilerini,

Su kesintilerini,

Tozu, dumanı,

Barınma sorununu,

Hak kayıplarını,

İşsizliği,

Geleceksizliği,

Umutsuzluğu,

Mutsuzluğu

hangi branda kapatabilir?

Vatandaş hâlâ konteynerde yaşarken, önceliğin plansız ve geçici uygulamalara verilmesi kabul edilebilir mi? Rezerv alanlarında yaşanan mağduriyetlerden kimse söz etmiyor!

Ana caddeleri süsleyip arka sokaklardaki yıkımı perdeleyerek Hatay’ın sorunları çözülmüş mü oluyor?

Devlet Bahçeli’nin miting alanında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Kanuni Sultan Süleyman’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u Mimar Sinan’a benzetmesi ise gerçeklikle örtüşmeyen, fazlasıyla abartılı bir benzetmeydi. 

Cumhurbaşkanımızın da bu vitrine gerçekten inandığını sanmıyorum. Çünkü Hatay’ın gerçeği brandaların arkasında değil, konteynerlerin içinde yaşanıyor.

Hatay’ın ihtiyacı geçici düzenlemeler değil; kalıcı, adil ve insani çözümlerdir. Hatay’ın ihtiyacı fotoğraf değil, hayatın normale dönmesidir.

Samimi olun.

Doğal olun.

Gerçekçi olun.

Yapılan hizmetlere teşekkür ediyoruz.

Üç yılda yapılanları inkâr etmiyoruz.

Ama yapılmayanları makyajla kapatıp, yapılmış gibi göstermeyin.

Hatay vitrin değil, memleket.

Hatay dekor değil, hayat istiyor.

Yeni yılda Hatay’da gerçeklerle yüzleşmek üzere tüm okuyucularımın yeni yılını kutluyorum, sağlıcakla kalın..