Taraftar Da Elini Ayağını Çekerse.
Sahada ne oynadığı belli olmayan bir takım var.
Ne bir sistem…
Ne bir plan…
Ne yarına dair bir umut…
Formayı giyen var ama ağırlığını taşıyan yok.
Kenarda duran var ama oyunu yöneten yok.
Yönetimde oturan var ama sorumluluğu hisseden yok.
Ve en acısı;
Koca bir şehir suskun!.
Bu kulüp bu yıl TFF 1. Lig’den düştü.
Eğer aynı zihniyet, aynı ilgisizlik, aynı futbol akılsızlığı devam ederse yarın 2. Lig’den düşmek de kimse için sürpriz olmayacak.
Sorun sadece skor değil.
Sorun, yönsüzlük.
Sorun, hesapsızlık.
Sorun, kulübün başıboş bırakılması.
Borç büyüyor.
TFF’de dosyaları kabarıyor.
Puan silme söylentileri kapıda!.
Ama hesap soran yok.
Sorgulayan yok.
Şeffaflık isteyen yok.
Hatayspor tarihinde belki de ilk kez bu kadar ilgisiz, bu kadar futbol aklından uzak bir görüntü veriyor.
Bugün tribünler boş.
Maçlar sessiz.
Sahadaki futbolcu formanın ağırlığını hissetmiyor.
Yönetici, sorumluluğun baskısını duymuyor.
Çünkü baskı yok.
Çünkü ses yok.
Çünkü tribün yok.
Bakın, ligimizde örnekler ortada;
Bursaspor
Eskişehirspor
Bu kulüpler amatör lige kadar düştü.
Ama 30-40 bin kişiyle oynadılar.
Neden?
Çünkü taraftar “Ben buradayım” dedi.
Çünkü taraftar, “Bu arma sahipsiz değil” dedi.
Çünkü taraftar, yönetime şunu hatırlattı:
“Asıl sahip biziz.”
Futbolcular gider.
Teknik direktörler gider.
Başkanlar değişir.
Yöneticiler unutulur.
Ama taraftar kalır.
Taraftar hancıdır.
Diğer herkes yolcu.
Hatayspor sevgisini içimize gömdüler belki.
Kırıldık.
Öfkelendik.
Yorulduk.
Ama unutmayın!
Eğer taraftar da elini ayağını çekerse,
O zaman gerçekten sahipsiz kalır bu kulüp.
Ve bir kulüp, sahipsiz kaldığında düşmez sadece;
Silinir.
Ne olursa olsun, bırakma.
Küsme ama vazgeçme.
Eleştir ama terk etme.
Çünkü bir gün bu kulüp ayağa kalkarsa,
Onu ayağa kaldıracak olan ne başkan olacak
Ne sponsor
Ne transfer…
Onu ayağa kaldıracak olan tribündeki inat olacak.
Herkes gider.
Taraftar kalır.
Hatayspor sahipsiz değil!.
Olmamalı.