Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Metin Dingil
Metin Dingil
metin_dingil@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 75 defa okundu.

Bu Mu Sizin Vicdanınız?

6 Şubat depremlerinin en ağır yükünü omuzlayan şehirlerin başında Hatay geliyordu.

Yıkım büyüktü… Acı tarifsizdi… Kayıplar ise kelimelerle anlatılamayacak kadar derindi.

Ama Hataylı sadece depremle sınanmadı.

Depremin ardından aylarca sağlıksız, hijyenik olmayan koşullarda yaşamaya mecbur bırakıldı.

Enkaz kaldırılırken havaya karışan toz, solunan asbest şüphesi, inşaat atıkları…

İnsanlar adeta hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da zehir soludu.

Kolay değildi…

Hiç kolay değildi…

Devlet ve millet el ele vererek yaraları sarmaya çalıştı.

Herkes bir ucundan tutmak istedi.

Yapılanlar elbette küçümsenemez.

Ama gelin görün ki…

Hatay’da yaşam koşulları bir türlü insan onuruna yakışır seviyeye ulaşamadı.

“Sabredin” dendi.

“Her şey düzelecek” dendi.

“Yeni konutlar umut olacak” dendi…

İnsanlar inandı.

Konteynerlerin dar, bunaltıcı hayatından çıkıp gerçek evlerine kavuşacakları günü bekledi.

Yeni yapılan binalar yükseldikçe umutlar da yükseldi.

Ama şimdi o umutların yerini öfke alıyor!

Çünkü o evler…

Evet, o sözde bazı “yeni” evler! …

Daha bazılarının içine girilmeden dökülmeye başlandı!

Mutfak dolapları yerinden kopuyor.

Pencerelerden su sızıyor.

Kalorifer petekleri akıyor.

Su tesisatları patlıyor.

Duvarlar daha şimdiden kabarıyor, sıvalar dökülüyor, rutubet her yeri sarıyor.

Elektrik prizleri yerinden oynuyor, lavabolar sabit durmuyor!

Soruyorum size:

Bu evler mi insanlara umut olacaktı?

Kullanılan malzeme kalitesi yerlerde!

Adeta en ucuz, en dayanıksız ürünler tercih edilmiş.

Bu artık “hata” değil!

Bu açıkça sorumsuzluk!

Bu düpedüz vicdansızlık!

Hatta daha açık söyleyeyim:

Bu bir ihanettir!

Peki bu yapılanları kim denetledi?

Kim kontrol etti bu inşaatları?

Kim “tamamdır” dedi bu ayıplı işlere?

Depremzedeyi kader vurmuş zaten…

Bir de siz vurmayın!

Bu evlerde insanlar yaşayacak!

Çocuklar büyüyecek!

Aileler yeniden hayat kuracak!

Siz nasıl bu kadar rahat, bu kadar umursamaz olabilirsiniz?

Bu işi yapan müteahhitler…

Aldığınız paranın hakkını vermiyorsunuz!

Devleti kandırıyorsunuz!

Milletin alın terini hiçe sayıyorsunuz!

Ama asıl sorumlular…

Evet, asıl sorumlular sizlersiniz!

Bu işi veren, denetlemeyen, takip etmeyen yetkililer!

Neden kontrol etmediniz?

Neden bu firmalara göz yumdunuz?

Neden işini düzgün yapmayanlara hesap sormadınız?

Üstelik el değiştiren firmalara nasıl izin verdiniz?

Bu nasıl bir denetim anlayışı?

Milli servet işte böyle mi korunuyor?

Görünen o ki bazıları hâlâ ders almamış!