Macaristan'ın Rüzgarında... CHP'nin Iktidar Hayali...
16 yıldır, devlete dair her şeyi, hatta medyayı bile kontrol eden Viktor Orban'ın, Moskova ve Washington'un açıkça verdiği desteğe rağmen iktidarı kaybetmesinin başarı hanesinde, Tisza Partisi ve lideri Peter Magyar dursa da, CHP'de şimdiden "RÜZGAR YÖN DEĞİŞTİRDİ" kıvamında coşkulu açıklamalar birbirini kovalamaya başladı bile, ki yanlış anlamayın, bu tür açıklamalar beni fazlasıyla gülümsetiyor!
Bir tarafta, AKP lideri Erdoğan'a karşı girdiği neredeyse her seçimi kaybetmiş, Kemal Kılıçdaroğlu, diğer tarafta ise DEĞİŞİM sloganıyla gelip, koca bir sorun yumağı içinde sürekli liderliğinin ispatında durmak zorunda kalan, Özgür Özel varken, ki bu da yetmezmiş gibi, kendi partilileri tarafından MUTLAK BUTLAN davası başlığında sorgulanan ve geleceği tartışılan bir hal elde avuçta finalini beklerken, bu da yetmezmiş gibi, İstanbul'daki il başkanlığında iki il başkanıyla ziyaretler kabul eden KAVGALI BİR PARTİ görünümü bir türlü silinememişken, sahi biz nasıl bir BENZERLİK bulmaya çalışıyoruz, Macaristan'dakine dair?
Hepsi bir tarafa,
...bir cenaze töreninde karşı karşıya gelen Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun artık tokalaşamayacak ve yüz yüze dahi bakamayacak hale gelmiş hallerinden, nasıl bir Tisza Partisi ve lideri Peter Magyar zaferi örneği bekleyebiliriz ki?
Düşünsenize,
...bir tarafta, bir cenazede namaz için saf tutanların en ön sırasında yan yana durmuş, CHP'nin bugünkü lideri Özgür Özel ve onun parti onaylı İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, diğer tarafta ise hemen önlerinden geçen, CHP'nin önceki lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile mahkeme kararıyla İstanbul CHP İl Başkanlığı'na atanan Gürsel Çetin var ve bu iki çift, karşılıklı birbirini YOK sayan tavırlarıyla, parti içindeki yangını hiç çekinmeden ortaya koyuyor ve böylesi bir fotoğraf karesini paylaşırken de Budapeşte'deki değişimi RÜZGAR YÖN DEĞİŞTİRDİ diye anlatabiliyor!
Merak ettim, nasıl bir rüzgar bu?
Eldekinin komedisi giderek trajediye dönüşürken, AKP lideri Erdoğan bile, "Türkiye'nin yeni bir muhalefet anlayışına ihtiyacı var" demeye başladı!
Bunu diyeni mi eleştirmek gerek, yoksa bu fırsatı verenleri mi?
O zaman, sözümüz hem Kemal Kılıçdaroğlu'na hem Özgür Özel'e olsun, en çok da o son cenazede verdikleri PARÇALANMIŞ ve CEPHELEŞMİŞ CHP örneğine...
Budapeşte'de sabahlara kadar dans eden yüz binlere liderlik eden Tisza Partisi lideri Peter Magyar, ifade ne kadar doğru bilmiyorum ama, SIFIR BAGAJLA seçimi yürüttü. Parti içi kavgalar yoktu, liderlik tartışması da, çok başlılık da. 16 yıllık Orban iktidarına karşı kendi gerçeğini anlatmaya çalışırken, evdeki yangınla uğraşmadı. Çünkü böyle bir yangın yoktu. Parti ideolojisi, SAĞ ve SOL arasında parçalanmadı, buna dair yaratılan ÇOK SESLİLİK altında bir kimlik karmaşası yaşamadı. Tisza Partisi seçmenleri de Tisza'yı umut gören her Macar da karşılarında hep bir ekip gördü ve bu ekibin bir amacı vardı ama... CHP'de, sahnede görünen ekiple, o ekibe yönetimi devreden ekip arasında yıllardır süren bir kavga var ve partili seçmen de CHP'yi umut olarak görmek isteyenler de bu güç savaşından fazlasıyla sıkıldı ve yoruldu. CHP'li belediyelerdeki YOLSUZLUK tartışmalarını İDDİA olarak kabul eden ve hiç bir suçlamayı kabul etmeyen bugünkü CHP'nin aksine, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve ona yakın isimlerin BU İDDİALARDAN ARININ söylemi ise neye ya da kime inanacağını şaşırmış milyonların adressizliğine sebep olmaktan öteye gitmedi.
Demem o ki,
...başarı için, CHP'de iç barış şart!
...iktidar için, içerideki kavgayı bitirmek de!
Aksi halde, o SIRA BİZ DE hikayesi, Budapeşte ve benzerleriyle sürüp gider...