Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 91 defa okundu.

Hatay'ın Valileri, İl Sağlık Müdürü! E Tabi Bir De AKP Yetkilileri...

Evet, sorularım var, içimde ukde kalan! 

Aslında, 6 Şubat 2023 depremlerinden bu yana bulunduğum Ankara'dan yazmaya devam ediyorum ama, istediğim şey, şu ana dek sorduklarımı, onların gözlerinin içine baka baka sorabilmek, ama CEVAP VERMEDİKLERİ noktada da yeniden sorup NİYE SUSTUNUZ diye ekleyebilmek!

Şu an Sakarya'da görev yapan, 6 Şubat 2023'ün Hatay Valisi Rahmi Doğan'la başlayalım...

Gelelim soru kısmına;

Depremden sonra bu şehri terk ederken siyasi hedefleriniz vardı, sizi anladık da, geride kalanların çaresizliği bu kadar netken, siz neden o geride kalanları anlamadınız? Enkaz altında kalmış bir Antakya'dan Ankara'ya giderken, hayal ettikleriniz olmadı ve şu an başka bir şehirde Valisiniz! Peki, oradaki insanlar size hiç sormadı mı, bu terk edişi, vicdan sızınızı!? Hiç hesaplaştınız mı kendinizle, "...o ana bir daha dönersem, bu kenti asla kaderine terk etmez, ama yapabileceklerim adına Hatay'da kalırdım" dediniz mi? Gittiğiniz şehirde hiç bir gazeteci sormadı mı size, "...bu haldeki bir şehri nasıl terk ettiniz" diye? Depremden bu yana 3 sene geçti ama, ne şehrin travması bitti ne de insanlarının! İzliyor musunuz Hatay'ı, yorgunluğunu, yokluğunu, insanlarının bitmeyen ağıtını? Herkesin canıyla uğraştığı bir zamanda, siz, Milletvekili olma hikayenizin yolculuğuna çıktınız ve merak ediyorum, bunun için Hatay insanından özür dilemeyi düşünüyor musunuz? Depremin 39. günü olan 15 Mart 2023’te, AK Parti’den milletvekili aday adayı olmak için istifa ettiniz ve Hatay Valiliği görevini bıraktınız bırakmasına da, çevrenizin bu istifaya ve şehri terk edişinize tepkisi ne oldu? Herkes sizi anladı da, bir tek biz Hataylılar mı anlamadık? Yanlış bilmiyorsam, 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Kanunu Madde 18'e göre, Hatay İl AFAD Müdürlüğü'nün sevk ve idaresinden Vali sorumlu, ki bunun anlamı, "afet yönetiminin taşradaki birincil sorumlusu doğrudan validir"! Peki, bu sorumluluğu yerine getirmediğinizi söylemek yanlış olur mu? Tamam da, kanun bu kadar açıkken, hükümet olanların sizi bu noktadan alıp Ankara'ya taşıması ne kadar doğru o zaman? Kanuna göre, afet ve acil durum hizmetleri ile ilgili tüm tedbirleri aldırma zorunluluğunuz varken, bunu yapmadınız! Peki, sizce bu bir SUÇ mudur? Kendinizi, bu kanun söylemlerinin neresine yerleştiriyorsunuz? Kurban mı? Suçlu mu? Masum mu?

Gelelim, beni bir sosyal medya paylaşımım nedeniyle mahkemeye veren ve hapis cezasıyla cezalandırılmam için duruşmada geri adım atmayan, mahkeme öncesi bana kendimi anlatma fırsatı dahi tanımayan, Hatay'ın, deprem dönemi İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat'a...

14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nde, dönemin Hatay Valisi Rahmi Doğan gibi, AK Parti’den milletvekili aday adayı olmak için Mart 2023’te (depremden yaklaşık 1 ay sonra) istifa eden Mustafa Hambolat da, onca hastane kullanılamaz hale gelmişken, enkaz altında kalan çok sayıda sağlık çalışanı varken, binlerce Hataylının en acil ihtiyacı sağlıkken, bugüne kadar tek bir açıklama yapmadı! 

Onu, görevinde en olması gereken zamanda makamından alan AKP'li yetkililere sorayım önce... Vali'den sonra belki de en önemli makamdaki kişiyi de Ankara'ya çağırırken, nasıl bir ruh halindeydiniz? Validen sonra belki de en hayati makam olan bir kurumsal kimliği idare edeni, bildiği / tanıdığı şehirden, hem de deprem gibi bir zamanda uzaklaştırırken, bu karara nasıl bir misyon yüklediniz? 

Sayın Hambolat'a da sorayım mı? 

Pişman mısınız? Üzgün müsünüz? Rahmi Doğan gibi, size de sorayım... Hiç hesaplaştınız mı kendinizle, "...o ana bir daha dönersem, bu kenti asla kaderine terk etmez, ama yapabileceklerim adına Hatay'da kalırdım" dediniz mi siz de? Geride kalan bu 3 sene içinde izlediğiniz Hatay'ın yorgun hali için ne düşündünüz? Deprem sonrası hizmete giren hastanesi bile kış yağmurlarının yarattığı su baskınlarının çaresizliğinde kalırken, "ben olsaydım" dediniz mi? Peki, bu terk edişin hikayesinde, hiç, "özür dilerim" demek istediniz mi?

Peki, bugünün Hatay Valisi Mustafa Masatlı!

Kendisine tek bir soru sormak isterdim...

Antakyalı sendikacı (Birlik Sağlık-Sen Anadolu Şube Başkanı) Abdullah Gül’ün, depremde, eşi Hemşire Asiye Gül’ü kaybettiği Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’yla ilgili suç duyuruları, ısrarlı hukuk ve adalet mücadelesi üzerine, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde sorumluluğu olabilecek kamu görevlileri hakkında soruşturma izni talebini 7 Şubat 2024 tarihinde (depremin tam 1 yıl sonrası) Valiliğinize resmen iletti, Sayın Mustafa Masatlı! Bu talebi işleme koymama hakkınızı muhafaza eden kanuni yetkiniz illa ki var ama, enkaza dönmüş bir şehirdeki durumun duygusal açlığını ve adalet talebini karşılıksız bırakırken, tam olarak ne hissettiniz?

Bu soruların hepsini sordum, defalarca...

Ama gözlerinin içine baka baka sormak isterdim bir kez de!

Tüm gazeteciler oradayken, kameralar çalışıyorken...

Peki, bunu yapabilecek olanların yapmaması mı?

Haklısınız, bu gerçek, eldekinin en acı vereni!