Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 45 defa okundu.

Kılıçdaroğlu CHP'si... Barajı Geçebilir Mi?

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin, 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı'nı (ve sonrasında yapılan kurultayları) 21 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan Mutlak Butlan kararıyla beraber geçersiz saymasıyla başlayan süreçte, CHP'de liderlik koltuğunda oturan değişmedi sadece, ama CHP de baştan aşağıya değişti, en çok da yol haritası, ana muhalefet çizgisi, mücadele alanı ve tabana verilmeye çalışılan o "yalnız değilsiniz" mesajı.

"Aynı fikirde değilim" diyenleriniz vardır, ama "kesinlikle" diyenleriniz de!

Kendi adıma,

... 4-5 Kasım 2023'te gerçekleşen 38. Olağan Kurultay'da, ikinci turda Kılıçdaroğlu'nu yenerek genel başkan seçilen ve 8 Kasım 2023'teki mazbata töreniyle görevi devralan Özgür Özel'in başına gelecekleri, Ankara'daki o 'emeklilik ofisi' noktasında okuyanlardan biriydim. Garip gelecek belki ama, Kılıçdaroğlu’nun “herkesi ağlattığı” o veda konuşmasıyla başladı her şey! 7 Mart 2023 tarihindeki, TBMM’deki CHP Grup Toplantısı’nda yapılan hani... Böylesine duygusal bir veda, siyasetin kendi geçmiş tarihinde çok az yaşanmıştır belki de! Kim bilir, belki de, arkasından bu kadar gözyaşı dökenlerin onun yerine oturmak için verdikleri mücadele kızdırmıştır, Kılıçdaroğlu'nu!

Ne demişti o gün, Kemal Kılıçdaroğlu?

“Grup kürsümüze, yani bu kürsüye veda etmek için bugün buradayım. Ne yalan söyleyeyim, bu satırları kaleme almak benim için de hiç kolay olmadı. Tüm yaşanmışlıklarımızı arkada bırakarak bu kürsüye veda etmek pek de kolay olmuyor. Bu salon, bu kürsü, aslında benim evim. Sizler de benim yol arkadaşlarımsınız. Size son kez bu kürsüden bakmak istiyorum.”

Hatta o konuşmasında, Ekrem İmamoğlu’na “evladım”, Mansur Yavaş’a “dostum” diye hitap etmişti.

Evladı, dostu ve tüm o yol arkadaşlarını birbirine 'düşman' yapan süreci hepimiz farklı yorumluyoruz halen de, bence, hiç birimiz tam olarak neyi paylaşamadıklarını anlamadı henüz!

Anladık mı?

"Anayasa'ya aykırı, ama 'EVET' diyeceğiz" diyen ve bugün bile bu konuda çok eleştirilen bir Kılıçdaroğlu'nun, partisinde "arınma" başlığında başlattığı mücadele de bu soruya dahil bence!

Bunu anladık mı?

O gün, Kılıçdaroğlu'nun, “Sizin gibi yol arkadaşlarım olduğu için onur, gurur duyuyorum. Ne diyebilirim; Allah hepinizden razı olsun, hakkınızı helal edin. ... Hakkınızı helal edin dostlarım. Hadi bismillah!” dediği konuşması, ara ara “Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla kesilirken, “Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu” sloganlarının "Hain Kemal" sloganlarıyla yer değiştirdiği bugünü kaçımız anladı sahi?

Anlayacağınız (!), anlamadığımız, anlamaya çalıştığımız, anlamlandırmaya gayret ettiğimiz bir CHP adına, 107 yıllık bir siyaset yolculuğunun kırık dökük halinde durup, bundan sonrasının hesaplarını yapanları izliyoruz hep beraber.

Bu arada, Özgür Özel ve yeni yol arkadaşlarının yeni parti arayışları "yok böyle bir şey" itirazları arasında sessiz sedasız tartışılırken, Kılıçdaroğlu CHP'sinin, bu kadar eksilmeyle ve yıpranmayla nasıl yoluna devam edeceği de merak ediliyor.

Soru, net!

Kemal Kılıçdaroğlu CHP'si, bu noktadan sonra, iddia ettiği gibi, başlattığı o 'arınmadan güçlü bir çıkış' mı yaratır, yoksa olası ilk seçimde baraj altı mı kalır? 

Hatta bazılarının daha trajik bir senaryosu var bu konuda... 

O final,

...yeni bir parti arayışları olduğu söylenen, ara ara "İYİ Parti içinde toplanma" fikirleri paylaşılan Özgür Özel ve ekibinin, olası bir seçimde TBMM'ye girecekleri ama, Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının baraj altı kalıp, TBMM dışında bir CHP adına yeni (!) bir tarih (!) yazacakları noktasında!

Ülkenin tozu dumanına karışan CHP'nin tozu dumanı ne zaman dağılır sahi?