Aba Güreşlerinde Yayladağı Farkı
Yayladağı’nda geleneksel olarak düzenlenen Aba Güreşleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşku, heyecan ve gurur içerisinde gerçekleştirildi.
Ancak bu yılki şampiyonanın ayrı bir yeri vardı.
Çünkü Yayladağı’nın yüzyıllardır yaşattığı bu kadim gelenek, artık sadece ilçenin sınırları içerisinde değil, Türkiye’nin dört bir yanında ve dünyanın farklı noktalarında izlenen önemli bir organizasyona dönüşmeye başladı.
Ata sporumız aba güreşlerinin bu yılki güreş ağalığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı ve Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Sayın Binali Yıldırım’ın üstlenmesi, organizasyona ayrı bir anlam ve prestij kazandırdı.
Binali Yıldırım gibi Türkiye’nin önemli devlet adamlarından birinin aba güreşlerine sahip çıkması, bu geleneksel sporun tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece değerliydi.
Bir başka önemli gelişme ise uluslararası güreşçilerin Yayladağı’ndaki meydanda yerlerini almasıydı.
Farklı ülkelerden gelen sporcuların aynı meydanda, aynı gelenek etrafında buluşması; aba güreşlerinin yalnızca bir spor müsabakası olmadığını, aynı zamanda kültürleri birbirine yaklaştıran önemli bir değer olduğunu bir kez daha gösterdi.
Üstelik bu yıl aba güreşlerini izlemek için Yayladağı’na gelemeyenler de unutulmadı.
Şampiyonanın birçok kanaldan canlı olarak yayınlanması sayesinde Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında yaşayan aba güreşi tutkunları da müsabakaları anbean takip etme fırsatı buldu.
İşte asıl büyük başarı burada…
Yerel bir gelenek, teknolojinin ve iletişim imkânlarının da kullanılmasıyla ulusal ve uluslararası bir organizasyona dönüşüyor.
Yayladağı’nın adı, aba güreşiyle birlikte çok daha geniş kitlelere ulaşıyor.
Elbette böylesine büyük bir organizasyonun kusursuz şekilde gerçekleştirilmesi kolay değil.
Günler öncesinden başlayan hazırlıklar, organizasyonun her aşamasında gösterilen titizlik ve özellikle seyircilerin rahat ve güvenli bir şekilde güreş alanına ulaştırılması için alınan tedbirler dikkat çekiciydi.
Bu noktada Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın ve ekibini ayrıca tebrik etmek gerekiyor.
Günün erken saatlerinden itibaren görevlerinin başında olan, organizasyonun her aşamasında büyük bir özveriyle çalışan belediye personelinin ortaya koyduğu performans gerçekten takdire şayandı.
Çünkü böylesine büyük organizasyonlarda sahnede güreşçiler ve protokol görünür; ancak organizasyonun kusursuz işlemesini sağlayan yüzlerce kişinin emeği çoğu zaman perde arkasında kalır.
Oysa başarının asıl mimarlarından biri de o görünmeyen emekçilerdir.
Yayladağı bu yıl bir kez daha gösterdi ki; sahip çıkıldığında, doğru tanıtıldığında ve profesyonel bir organizasyon anlayışıyla desteklendiğinde aba güreşleri çok daha büyük kitlelere ulaşabilir.
Dileğimiz, bu güzel geleneğin her yıl daha da büyümesi, uluslararası alanda daha fazla tanınması ve gençlerimizin bu ata sporuna daha fazla ilgi göstermesidir.
Çünkü aba güreşi sadece bir güreş değildir.
O, Yayladağı’nın hafızasıdır.
O, Hatay’ın kültürel mirasıdır.
O, geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir köprüdür.
Ve bu köprüyü sağlamlaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Yayladağı’nda bu yıl yaşanan coşku, bize bir kez daha gösterdi ki aba güreşlerinin geleceği çok daha parlak.
Yeter ki sahip çıkalım, yeter ki tanıtalım, yeter ki bu kadim mirası gelecek nesillere aynı heyecanla aktaralım.
Yayladağı’nın aba güreşleri büyüdükçe, Hatay’ın sesi de daha gür çıkacaktır.