Kültür Sanat Çarşısı’ndaki atölyesinde çalışmalarını sürdüren ahşap boyama usta öğreticisi Hacer Ararat, doğal yapısıyla dikkat çeken su kabaklarını el emeği, sabır ve yaratıcılıkla birbirinden özgün sanat eserlerine dönüştürüyor.

Ahşap boyama alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hacer Ararat, sanat yolculuğunu su kabağı işlemeciliğiyle farklı bir boyuta taşıyor. Doğal formları nedeniyle her biri farklı bir karakter taşıyan su kabaklarını titizlikle işleyen Ararat, ortaya çıkardığı gece lambası, abajur, avize ve vazo gibi eserlerle doğadan gelen malzemeyi dekoratif sanatın özgün örneklerine dönüştürüyor.
Ararat’ın su kabağı üzerindeki sanat yolculuğu, kabakların kurutulması ve temizlenmesiyle başlıyor. Ardından kesim, şekillendirme, desenlendirme ve boyama gibi aşamalardan geçirilen kabaklar, uzun ve sabır isteyen bir çalışmanın ardından birbirinden farklı tasarımlara dönüşüyor.
Sanat çalışmalarında Hatay’da yetişen su kabağı çeşitlerinin yanı sıra Ege Bölgesi’ne özgü kabakları da kullanan Ararat, her bir ürünün doğal formunu dikkate alarak farklı tasarımlar ortaya çıkarıyor. Böylece aynı türden kabaklar dahi sanatçının elinde birbirinden tamamen farklı eserler haline geliyor.
“Kendimi geliştirerek bu noktaya geldim”
Su kabağı sanatına nasıl başladığını anlatan Hacer Ararat, tamamen kendi çabalarıyla kendisini geliştirdiğini belirterek, “Şehrimizde yetişen su kabağı çeşitlerinin yanında Ege Bölgesi’ne özgü su kabağı çeşitleriyle de eserler üretiyorum. Asıl branşım olan ahşap boyama çalışmalarımı su kabakları üzerinde gerçekleştirdiğim boyama çalışmalarıyla farklı bir alana taşıdım. Bu süreçte tamamen kendi kendimi geliştirerek, büyük emek ve sabırla bugünlere geldim” dedi.
Üretim sürecinde farklı tasarımlar üzerinde çalıştığını ifade eden Ararat, “Gece lambası, abajur, avize ve vazo gibi birçok farklı eser ortaya çıkarıyorum. Her bir ürünün yapım aşaması ayrı bir emek ve dikkat gerektiriyor. Ortaya çıkan eserlerin beğenilmesi ise bütün yorgunluğumu unutturuyor” diye konuştu.
“Ziyaretçilerden aldığımız olumlu tepkiler doğru yolda olduğumu gösteriyor”
Çalışmalarına yönelik olumlu geri dönüşlerin kendisini motive ettiğini belirten Ararat, “Yaptığım çalışmalardaki başarımı hem el sanatçısı dostlarımın övgü dolu sözlerinden hem de atölyemizi ziyaret eden vatandaşlardan aldığımız olumlu geri dönüşlerden anlıyorum. İnsanların doğal bir su kabağının nasıl özgün ve estetik bir esere dönüştüğünü görmesi beni mutlu ediyor.Yine yoğun ilgi gören çalışmalarımdan olan minyatür sukabaklarından ortaya çıkardığım eserlerde büyük ilgi görmektedir.Aynı zamanda eserlerimi yaparken geride kalan su kabağı parçacıklarını da kolye,küpe,maskot gibi mini eserler yaparak hiçbir unsurun ziyan olmamasını sağlıyorum.” ifadelerini kullandı.
Eserlerini Kültür Sanat Çarşısı’ndaki atölyesinde sergilediğini belirten Ararat, sanatına ilgi duyan herkesi atölyesine davet etti.
Ararat, “Eserlerim Kültür Sanat Çarşısı’ndaki mütevazı atölyemde sergileniyor. Aynı zamanda eserlerimin yapım aşamalarını paylaştığım Instagram hesabım @Calabaza_light üzerinden ürünlerimin son hallerine de güncel olarak yer veriyorum. Ürünlerimi yakından görmek isteyen ve bu sanata ilgi duyan herkesi atölyeme bekliyorum” dedi.
Doğadan gelen su kabaklarını sanatla buluşturan Hacer Ararat’ın çalışmaları, geleneksel el sanatlarının modern tasarımlarla yeniden yorumlanabileceğini ortaya koyarken, Kültür Sanat Çarşısı’na da özgün ve dikkat çekici bir sanat anlayışı kazandırıyor.