Erzin’de düzenlenen “Kütük Palas Sohbetlerinde ilçenin kültürel mirası ele alındı. Toplantının ardından Erzin’de bir konağın, Yoncadüzü Mahallesi’nde ise bir caminin tescillenmesi için resmi girişimler başlatıldı.

Hatay’ın Erzin ilçesinde gerçekleştirilen “Kütük Palas Sohbetleri” etkinliğinde, ilçenin tarihi ve kültürel mirası masaya yatırıldı. Tıbıkoğlu Konağı’nda düzenlenen programa muhtarlar ve çok sayıda hemşehrinin yanı sıra Issos Epiphaneia Arkeolojik Kazı ve Araştırmaları ekibinden akademisyenler katıldı.
İssos Epiphaneia Arkeolojik Kazı ve Araştırmaları ekibi ile dernek iş birliğinde gerçekleştirilen program, Kıbrıs Gazisi Piyade Kd. Albay Mehmet Tıbıkoğlu’nun takdimleriyle başladı.
Etkinlikte Prof. Dr. Banu Özdilek ile Dr. H. Onur Tıbıkoğlu tarafından Erzin’de sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar hakkında bilgiler verilirken, çalışmaların ilçenin kültürel ve ekonomik gelişimine sağlayabileceği katkılar değerlendirildi.
TIBIKOĞLU KONAĞI KÜLTÜR ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLECEK
Programın önemli başlıklarından birini Tıbıkoğlu Konağı oluşturdu. 1940’lı yıllarda yapımına başlanan ve 1950’li yıllarda tamamlanan tarihi konağın, deprem sonrasında alınan yıkım kararının girişimler sonucunda durdurulmasının ardından tescillenerek koruma altına alındığı belirtildi.
Konağın gelecekte kamusal bir kültür alanı olarak değerlendirilmesi amacıyla röleve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlandığı ifade edildi.
Projeye göre konağın iki odasının hafıza müzesi ve Kilikya Arkeolojisi Kütüphanesi olarak kullanılması, bahçesinde ise geleneksel bitki ve çiçeklerin yaşatılacağı çeşitli atölyelerin oluşturulması planlanıyor.
“ERZİN’İN TARİHİ ISSOS’TAN İBARET DEĞİL”
Prof. Dr. Banu Özdilek, Erzin’in kültürel mirasının yalnızca Issos Epiphaneia Antik Kenti ile sınırlı olmadığını vurguladı.
Özdilek, ilçedeki geleneksel evler, tarihi çeşmeler, camiler, değirmenler, kaya mezarları, mutfak kültürü ve sözlü tarihin de Erzin’in kültürel kimliğinin önemli parçaları olduğunu belirterek, bu değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti.
Dr. H. Onur Tıbıkoğlu ise “Değerler kimlik yaratır” anlayışıyla hareket edilmesinin önemine işaret ederek, Erzin’in kültürel hafızasının korunmasının yalnızca geçmişe sahip çıkmak anlamına gelmediğini, aynı zamanda ilçenin geleceğine yatırım olduğunu ifade etti.
Kültürel mirasın korunmasının toplumsal bağları güçlendireceği ve yerel ekonomiye katkı sağlayacağı belirtilirken, tarihi yapıların turizm açısından değerlendirilmesinin de Erzin’e yeni imkanlar kazandırabileceği vurgulandı.
TOPLANTININ SOMUT ÇIKTISI: TESCİL GİRİŞİMLERİ BAŞLADI
“Kütük Palas Sohbetleri”nin en önemli sonuçlarından biri ise toplantının ardından kültürel mirasın korunmasına yönelik somut adımların atılması oldu.
Etkinlikte yapılan değerlendirmeler ve ortaya konulan öneriler doğrultusunda, Erzin’de bir konağın tarihi ve kültürel değerinin korunarak tescillenmesi, Yoncadüzü Mahallesi’nde bulunan bir caminin ise tescil kapsamına alınması için resmi girişimler başlatıldı.
Bu kapsamda Erzin Belediyesi tarafından ilgili kurumlara resmi yazılar gönderilerek söz konusu yapıların kültürel miras açısından değerlendirilmesi ve tescil süreçlerinin başlatılması yönünde girişimlerde bulunuldu.
Toplantıda ele alınan konuların kısa süre içerisinde somut bir çalışmaya dönüşmesi, “Kütük Palas Sohbetleri”nin ilçenin kültürel mirasının korunması açısından önemli bir adım olmasını sağladı.
“GEÇMİŞİMİZE SAHİP ÇIKMAK GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Etkinlikte, Erzin’in sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin korunmasının yalnızca geçmişin izlerini yaşatmak olmadığı, aynı zamanda ilçenin kent kimliğinin güçlendirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Programın sonunda, Erzin’in tarihine ve kültürel mirasına sahip çıkan muhtarlara, vatandaşlara ve etkinliğe katkı sunan akademisyenlere teşekkür edildi.
“Kütük Palas Sohbetleri” ile başlayan farkındalığın, Tıbıkoğlu Konağı’nın yanı sıra ilçedeki diğer tarihi yapıların korunmasına yönelik çalışmaların da önünü açması ve Erzin’in kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.