Söz Sırası Sizde Sayın Bakan!
Kira yardımları…
Bir anda, bıçak gibi kesildi.
Oysa denmişti ki:
“Vatandaş evine girene kadar bu destek sürecek.”
Peki soralım açıkça:
Anahtarını almamış, evi bitmemiş bir insan nasıl olur da kendi kaderine terk edilir?
Devlet dediğiniz, süreklilik demektir.
Devlet dediğiniz, verdiği sözün arkasında duran iradedir.
Eğer verilen sözler yarım kalırsa, geriye yalnızca güvensizlik kalır.
Bir başka yara…
Konteynerler kaldırılacak deniyor!.
Peki nereye gidecek bu insanlar?
Evi olmayan, anahtarı olmayan, düzeni olmayan insanlar hangi kapıya dayanacak?
Bu sorunun cevabı yoksa, bu karar yalnızca bir idari uygulama değil, bir vicdan sınavıdır.
Hataylı zaten yorgun…
Hem de çok yorgun…
Kayıplar, acılar, yarım kalan hikâyeler…
Ve şimdi bu insanlar, bir de belirsizlikle mücadele ediyor.
Bir de bürokrasinin bitmeyen çilesi…
Anahtar almak için istenen evraklar…
Hangi çağda yaşıyoruz?
E-Devlet diye bir gerçek var.
Devletin elinde vatandaşın her bilgisi mevcut.
Peki bu evraklar neden?
Neden insanlar bir kurumdan diğerine gönderiliyor?
Neden yaşlılar, hastalar, okuma yazma bilmeyenler bu çarkın içinde eziliyor?
Bu, hizmet değil…
Bu, vatandaşı yormaktır.
Hataylı zaten yorgun.
Devlet, vatandaşını yormaz…
Devlet, vatandaşının yükünü alır.
Sayın Bakan Murat Kurum;
Hatay’a her gelişiniz önemliydi…
Ama bu ziyaret, diğerlerinden farklı.
Çünkü artık sabır değil, çözüm konuşulmalı.
Çünkü artık vaat değil, netlik isteniyor.
Çünkü artık “yakında” değil, “şimdi” denilmeli.
Hatay sizden müjde bekliyor…
Ama öyle süslü cümleler değil…
Somut, net, tartışmasız çözümler…
Kira yardımlarının yeniden başlamasını…
Anahtar teslimlerinin hızlanmasını…
Konteyner meselesine insan odaklı bir yaklaşım getirilmesini…
Ve en önemlisi, bu sürecin artık uzatılmamasını…
Çünkü insanlar evlerine kavuşmadan bu şehir iyileşmeyecek.
Çünkü acılar, betonla değil, yuva ile dinecek.
Söz sırası sizde Sayın Bakan…