Kulübün Genetiği Bozuldu!
Hatayspor’a karşı oynayan takımlar artık galibiyeti değil, farklı skoru hesaplıyor. Biz ise “az gol yiyelim” diye teselli arıyoruz. Daha acısı ne biliyor musunuz? Hatayspor’u yenemeyen takımların “başarısız” sayıldığı bir noktaya gelindi.
Yatırım, rastgele transferlere değil; geleceğe ve takım ruhuna yapılır.
Ama ne yazık ki Hatayspor’da yapılan tam tersidir.
Asıl sorun sahada değil.
Asıl sorun; kulübü yönetenlerin futbola olan uzaklığı, hatta yabancılığıdır.
Hatayspor’da artık “çarpık yapı” demek bile yetersiz kalıyor.
Kulübün genetiğini bozmuştur!.
Ruhu tükenmiş, mücadele azmi kalmamış oyuncuları “transfer yaptık” diye toplamak; sadece bugünü değil, Hatayspor’un yarınlarını da ipotek altına almaktır.
Bu bir plansızlık değil, açık bir vizyonsuzluktur.
Futbol sahada oynanır.
Koşmadan, savaşmadan, ter dökmeden hiçbir şey kazanamazsınız.
Ama Hatayspor’da sahaya çıkan oyuncuların çoğu, bu formanın ağırlığını taşımıyor; adeta emanetçi gibi dolaşıyor.
Takım ruhu yoksa, sisteminiz yoktur.
Sisteminiz yoksa, geleceğiniz de yoktur.
Amedspor maçı öncesinde iki başkanın tribünlere gidip atkı ve bayrak dağıtması elbette güzel bir görüntüydü.
Futbolun özlediğimiz tarafı budur.
Ama gerçek şu ki; tribünde verilen mesaj ile sahadaki gerçeklik arasında uçurum var.
Kenarda teknik heyetin ağırlığı yok.
Sahada futbolcunun aidiyeti yok.
Ortada takım diye bir yapı yok.
Böyle bir tabloda geriye ne kalıyor?
Rakibi alkışlamak…
Ve ne acıdır ki Hatayspor taraftarı son iki sezondur kendi takımını alkışlamaya hasret bırakıldı.
Oysa bu takım bir zamanlar ligin devlerine korku salardı.
Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a, Trabzonspor’a sahayı dar eden bir Hatayspor vardı.
Rakipler Hatay deplasmanına tedirgin gelirdi.
Bugün ise tam tersi…
Hatayspor’a karşı oynayan takımlar artık galibiyeti değil, farklı skoru hesaplıyor.
Biz ise “az gol yiyelim” diye teselli arıyoruz.
Daha acısı ne biliyor musunuz?
Hatayspor’u yenemeyen takımların “başarısız” sayıldığı bir noktaya gelindi.
Bu sadece sportif bir düşüş değil.
Bu; yönetimsel, zihinsel ve kurumsal bir çöküştür.
Hatayspor sahada küme düşmeden önce, akılda ve yönetimde küme düşmüştür zaten.
Ve bu düzen değişmediği sürece…
Bu zihniyet yerinde kaldığı sürece…
Hatayspor’un düşüşü durmaz.
Kimse de durduramaz!