Kılıçdaroğlu'nun Sözüydü! Mullaoğlu, Noktayı Koydu!
Hep derim ve bir diyendeyim;
Hangi renksen "O" sun.
Başkasının yanına daha çok yakışmak için sakın solma.
Fedakar ol, ama kendine ihanet etme.
Başkalarını da mutlu et, ama kendini unutma.
Yapamazsın diyecekler hep,
İnanma...
İçindeki şarkıyı susturacaklar,
Sesini kısmaya çalışacaklar,
Sen, iç sesine güven.
Ondan başka kimseye aldırma.
Huzursuz olmak için değil, mutlu olmak için çabala...
Ne kadar mı mutluyuz?
6 Şubat'ın 11 deprem kentinin milyonlarıyız... Enkazın temizlendiği şehirlerdeyiz... Biriktirdiklerimizin sıfırlandığı zamanlardayız... Elde avuçta var olanların bile yitip gittiği bir hayatın içindeyiz...
Yorgunuz, ki zaten yoksuluz...
Bir çoğumuz, açlık sınırının bile altındayız...
Peki, ne istiyoruz?
Yeni bir hayat...
Ama yüksüz, borçsuz bir hayat!
Mümkün mü?
Yıkılan evlerimizin yerine yapılan deprem konutlarının ev sahipliğinde dururken, "aylık neredeyse 9 bin TL'ye yaklaşan ödemeleri nasıl yapacağız" diye soran kaç kişiyiz?
Haklısınız, kalabalığız, çok kalabalığız...
Peki, 6 Şubat depremlerinin ardından, yapılacak yeni evler için, olası bir CHP iktidarında tek kuruş bile almayacaklarını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu'nu unuttuk mu? Yok, biz unutmadık, ama anlaşılan, Özgür Özel'li CHP unutmuş!
Geçen gün, Hatay'da bir yerel kanalın youtube programına katılan, CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu'na bunu sordum, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, depremden hemen sonra, 2023 Mart/Nisan döneminde verdiği o sözü hatırlattım, olası bir CHP iktidarında, bugün omuzlarımıza yüklenen ev borçlarımızın silinip silinmeyeceğini en çok da...
Keşke sormasaymışım!
Umut etmeye devam etseymişim!
Cevapsızlığımda daha mutluymuşum!
Özetle;
...AKP iktidarının, deprem konutları üzerinden borçlandırdığı evlerimizi, bizlere, hiç bir ödeme talep etmeksizin, CHP iktidarında vereceklerini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu sonrasının CHP'si adına konuşan Mullaoğlu, "ARTIK BÖYLE BİR SÖZ YOK" dercesine bir açıklama yaptı, canlı yayında, verilen sözün o dönem ki şartlarda geçerli olduğuna işaret etti.
"İKTİDARA ADAYIM" diyen ve kendisine ANA (!) muhalefet (!) diyen bir parti liderliğinin, 11 deprem kentinin milyonlarını bu denli, bile isteye kaybedeceği bir açıklamayı bu kadar kolay yapmasına mı şaşırayım, yoksa, sırtımızdaki borçların üzerine eklenen ev taksitlerinden bir ömür kurtulamayacağımız gerçeğine mi yanayım?
Merak ediyorum,
...Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne düşünüyor bu konuda? Ona ait bir sözün halının altına süpürülmesine ne diyor? 6 Şubat'ın yıkımında duran ve hala normalleşemeyen hayatın içinde yaralarını pansuman etmeye çalışan milyonları yakından ilgilendiren bir konuda bu kadar net bir "BU SÖZÜN ARTIK BİR GEÇERLİLİĞİ YOK" duruşuna nasıl bir duruş ekliyor?
Peki,
...Özgür Özel liderliğindeki yeni (!) CHP, bu açıklamaya açık açık destek veriyor mu? "Milletvekilimiz doğru konuşmuş, arkasındayız" diyor mu? "Şartlar, o zamanın şartlarıydı, söz de o dönemin sözüydü" diye de ekliyor mu?
Gazeteciyim...
Yurttaşım...
Emekliyim...
Seçmenim...
Ama bu üç halde de, 6 Şubat depremlerinin yarattığı yıkımın zorunlu göçünde de duran biriyim!
Bana verilen bu sözün tutulmayan halinde,
...bir gazeteci olarak da,
...bir yurttaş olarak da,
...bir emekli olarak da,
...bir seçmen olarak da
duruyorum ve bu duruşu yaratanlar, kendi finallerinin resmine dair yarattıkları bu derin griliği fark etsin de istiyorum.
Nokta...