Kapıyı Açan Havlulu Adam! Kapıyı Açan Pijamalı Kadın!
Olay, hukuken yürütülen bir soruşturmanın polis aşaması için "NİYE YAPILDI" sorusunu sormak değil, ama soruşturmaya dahil edilenlerin evlerinden alınış şekli! Konu, suçun takibine ya da suçlunun yakalanmasına yönelik bir eleştiri değil, ama başlatılan bir soruşturma kapsamında takibi yapılan isimlerin gözaltına alınma anlarının kamuoyuna sunulma biçimi.
En dikkati çeken isim, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dı!
Mart 2026’da, "rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma" iddialarıyla yürütülen bir soruşturma kapsamında, Ankara’daki bir otel odasında gözaltına alınırken, otel odasının kapısını, üzerindeki bir havlu / bornoz ile açan Yalım'ın soruşturması eleştirilmedi, ama o haliyle gözaltına alınırken çekilen fotoğraf ya da videoların kamuoyuna 'servis' edilmesiydi!
Çok sorduk;
Niye servis edildi?
Niye bu şekilde servis edildi?
Bu şekilde kim servis etti ya da ettirdi?
Kapıyı açanın masumiyet karinesine ne oldu?
Konunun muhatabı, İçişleri miydi yoksa Emniyet mi?
Yoksa, yaşananlar, oradaki polislerin insiyatifinde mi gerçekleşti?
Hangisiydi, bilemedik!
Zaten cevap da alamadık!
SUÇ / SUÇLU SORUŞTURMASI tamamdı, ama diğer kısmı için "bir daha olmasın" temennisinde durduk, ama olmadı...
Bu defa, ikinci bir MASUMİYET KARİNESİ ihlali yaşadık, ki kapıyı açanın üzerinde pijaması vardı, sabaha karşı uykusundan kalkmış haliyle, gözlerini ovuştura ovuştura ne olduğunu anlamaya çalışırken en çok da!
Hatırladık mı?
1 Ekim 2026’da Mersin’de gerçekleşen belediye operasyonu sırasında yaşanan pijamalı kapı açma görüntüsünü?
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, sabah erken saatlerde yapılan ev aramalarında, bir kadının, polislere kapıyı pijamasıyla açma halini hatırladık mı?
Sabahın o erken saatinde uyanmaya çalışırken yaşadığı şaşkınlıkla, kamerayı fark edip “Kapatır mısınız?” diye itiraz eden kadını ve o endişeli talebi, “Endişe etmeyin, bilgi amaçlı / polis kamerası” diye cevaplayan polisleri hatırladık mı?
Yeni Parti lideri Özgür Özel, kadının, bir belediye başkanının eşi olduğunu açıklamış. Kadının adı, kamuoyunda detaylı şekilde verilmemiş, mahremiyet nedeniyle. Keşke, aynı gerekçe, o pijamalı görüntüler için de geçerli olsaymış! Masumiyet karinesi adına en çok da, özel hayatın gizliliğinin ihlali adına biraz da!
Bu yazıyı, bir gazeteci olarak yazmıyorum sadece, ama babası, Emniyet'te üst düzey noktalarda görev yapmış biri olarak da yazıyorum, bir yurttaş olarak da soruyorum. O yüzden, konum da sorgum da "BU SORUŞTURMALAR NİYE" diye değil, ama soruşturmalara konu olanların gözaltına alınırken ki halleri...
Kanunlar önünde HERKES EŞİT'se, eldekini konuşmamız gerekiyor.
Kanunlar önünde HAK / HUKUK / ADALET sloganı atan kim olursa olsun eşitse, tartışmamız gerekiyor.
Masumiyet karinesi (suçsuzluk karinesi), ceza hukukunun ve adil yargılanma hakkının en temel ilkelerinden biriyse eğer, eldekini tam da bu kısmı itibariyle sorgulamamız gerekiyor.
Eğer, bugün hala geçerli olan 1982 Anayasası’nın 38. maddesinin 4. fıkrası, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz" diyorsa, susup, düşünmemiz gerekiyor.
Düşünün...