Hatay TSO'da 'bu Defa Son'! YOK, BU DEFA SON...
Bu söylemi sık sık duyarız Ankara siyasetinde ama, şu ana kadar hayata geçirene çok denk gelmedik. Konumuz, bu defa Hatay ve "BU DEFA SON" diyen de bir başkası, ama çok da emin değilim, o "dedi mi / demedi mi" noktasında!
Hatırladığım kadarıyla,
...2005'te, Hatay Ticaret ve Sanayi Odası'nda ilk başkanlık dönemini kazandı, Hikmet Çinçin. Ardından, 2009 Şubat dönemi seçimlerinde Ali Ezelsoy’a karşı bir kez daha kazandı. 2013'te de değişen bir şey olmadı. 2018 Nisan ayına gelindiğinde, bu defa Ali Kavak’a karşı koltuğunu korumayı başardı. Ve 2022 Kasım seçimleri, Ali Kavak’a karşı beşinci dönem başkanlığını ilan etti.
Sırada, altıncı dönemi mi var, yoksa ona karşı birleşen Ahmet Bünyamin Yavuz ile Mehmet Alakuş gibi isimlere karşı "BU DEFA SON" demek zorunda mı kalır, kimse bilmiyor ama... Mehmet Kılıçlar gibi güçlü bir ismin onu destekliyor olması, belki "BİR DÖNEM DAHA" söylemini sürpriz bir şekilde sırtlayabilir.
Diğer taraftan, "Oda seçimlerinde, şehrin iktidar milletvekillerinin etkisi nedir, çok tartışmalı bir başlık belki ama, Mart 2024’te, CHP’den Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı için istifa eden Çinçin'e AKP cephesinin ve o cephenin işadamlarının bakışı da önemli..." diyenler olsa da, her seçim döneminde güç ve iktidar satrancını herkesten çok daha iyi oynadığını ortaya koyan birisi için bu detay çok da önemli olmasa gerek!
Hepsi bir tarafa,
...24 Ekim 2026 Cumartesi günü yapılacak Hatay Ticaret ve Sanayi Odası başkanlık seçimlerinde, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası ortaya konan performans da, Hikmet Çinçin'in başkanlık dönemlerinde 7 bin 500’den 13 bin 600’e yükseldiği söylenen Oda üyesi sayısı da, o sayı üzerindeki kontrol de olası sonucu şekillendirecek dinamikler olacak.
Şimdi asıl soruya gelelim!
Ben, bir Oda üyesi, bir iş insanı olsaydım; Hikmet Çinçin yerine Mehmet Alakuş’a (esnaf ve STK kökenli, “Beyaz Liste”), Ali Dablan’a (TOBB Hatay Genç Girişimciler Kurulu Başkanı, gençlik odaklı) ya da Ahmet Bünyamin Yavuz’a (mevcut yönetimden gelen, değişim vurgusu yapan) oy vermemi gerektirecek gerekçe ne olurdu?
Sorunun cevabı ne?
Beni ikna eden en dikkati çeken proje, Ahmet Bünyamin Yavuz'a ait! Vaatlerinden biri, Finans ve Destek Merkezi (kredi, hibe, teşvik ve devlet desteklerinde rehberlik, başvuru takibi) ve diğeri de Dijital Ticaret / E-Ticaret Merkezi (4 yılda en az 1.000 işletmeyi e-ticarete kazandırma hedefi; mağaza kurulumu, pazaryeri, dijital pazarlama, e-ihracat desteği).
Hatay’ın, üretim gücü yüksek, ama markalaşma ve kendini anlatma becerisi zayıf bir kent olduğu gerçeği düşünüldüğünde, bu iki proje özellikle değerli. Tabi Alakuş’un, esnaf odaklı saha dili ve ortak satın alma önerileri de, Dablan’ın genç girişimci vurgusu da.
Demem o ki…
Bu kadar uzun bir süre koltukta oturan, üye tabanını yıllar içinde 'stratejik' şekilde büyüten bir isme karşı kazanmanın yolu; herkesi durduracak, eldekini sorgulatacak projelere sahip olmak. 6 Şubat depremleri sonrası nefes almakta dahi zorlanan Hatay gibi bir kentte, somut ekonomik açılımları 'kısa' ve 'orta vadede' ortaya koyabilmek en çok da!
Koyabildik mi?
Düşünün...