Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Tamer Yazar
Tamer Yazar
yazar5@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 179 defa okundu.

Hamas'ın Biten Hikayesi... Gazze'nin Yepyeni Hikayesi...

7 Ekim saldırısı noktasında kaybettiği Gazze'yi 2007 senesinden beri Filistin yönetiminden bağımsız olarak elinde tutan ve İsrail noktasında da her dönem hedef haline getiren Hamas, birilerinin hep dediği gibi, madem kahramanlık türküleriyle anlatılması gereken bir kurtuluş örgütüydü ve düne kadar yaptığı her şeyde de haklıydı, o zaman niye savaşması için teşvik edilmek yerine, hatta bu konuda daha fazla desteklenmek yerine, Tel Aviv'le barış yapmaya zorlandığı bir masaya oturtuldu ?

Yok, cevap konusunda kimsenin tam anlamıyla dürüst olmasını beklemiyorum, hele ki 50 milyar dolarlık bir inşaat pastasından bahsedilen bölgenin yeniden yapılandırılma meselesi herkesin iştahını bu denli cilalamışken !

"Peki, ne olacak" diye soranlar için devam edelim...

Hamas'ın da ilk aşamasını kabul ettiği 20 maddelik "Gazze Barış Planı", Gazze için sıfırdan bir sayfa açmayı hedeflerken, Hamas'ı da sıfırlayacak... Pazartesi günü, 7 Ekim saldırılarından bu yana elinde tuttuğu son rehineleri de serbest bırakması beklenen Hamas, silahlarını da teslim ettikten sonra, tünellerle birbirine bağladığı ve beslendiği üssünü de uluslararası bir konsorsiyuma devredecek... 

Yine de benim dikkatimi en fazla çeken, 6. madde oldu !

Buna göre;

-Barış içinde bir arada yaşamayı taahhüt eden ve silah bırakan Hamas üyelerine af verilecek, ama ayrılmak isteyenlere de, onları kabul eden ülkelere (örneğin Katar veya Türkiye) güvenli geçiş sağlanacak...

-

Bu maddenin Türkiye ayağında merak ettiğimizi, olasılık dahilinde soralım,

İstihbarat raporları ve bölge kaynakları, şu an Gazze merkezli 3 bin dolayında bir militan kalabalığından bahsediyor bahsetmesine de, Ankara, onlara dayatılan barışı da silahlı mücadeleyi bırakmayı da reddedecek kaç Hamas savaşçısını alma planı yapıyor olabilir sahi ? Peki, bu şekilde Gazze'den ayrılan Hamas militanlarını topluma adapte etme konusunda bir planlama da yapıyor mu ? 

PKK ve Abdullah Öcalan'la beraber başlatılan SİLAHLAR SUSSUN sürecinde de benzer bir durum var ve bizler hala o noktada bile NE YAPACAĞIZ sorusuna cevap bulamadık ! Ülkeye, Suriye ya da Irak topraklarından girecek PKK'lı kalabalığın çatışma alanlarındaki sorumluluğunu da bu kapsamda nasıl sıfırlayacağız, en çok da bunda cevapsız kaldık !

Hepsi bir tarafa,

...daha düne kadar, "Gazze'ye koridor açılsın, orduya da yol açılsın" diye nara atanlar, hatta Hamas'ın her saldırısında Meksika dalgalanması yapacak kadar sevinenler, bugün, Hamas'ı bitiren ve Gazze'yi de Avrupa ve Amerika'nın güdümüne sokan Trump imzalı anlaşmayı omuzlarında taşıyıp, zafer çığlıkları atıyor, "KAZANDIK" diye de ekliyor !

Açıkçası,

...gazete köşelerinde ve TV kanallarında politik / askeri analizleriyle günümüzü renklendirenler bölgeyi ne kadar  tanıyor ya da buradaki dinamikleri ne derece okuyabiliyor bilmiyorum ama, bu anlaşmanın kazanan tarafı, Hamas'ı bir imzayla bitiren İsrail oldu ! Bunu söylemek de itiraf etmek de zor olabilir, ama bu anlaşmayla beraber, Gazze artık bir tehdit alanı olmaktan çıktı ! Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin demilitarizasyonu, Tel Aviv'in zaten temelden istediği bir şeydi ve artık bunun için tek kurşun bile atmasına gerek kalmadı ! Barış anlaşmasıyla beraber teslim alacağı 20 canlı rehine ve 24’ten fazla naaşın iadesi de aksi halde asla gerçekleşmeyecek bir durumdu, ki bu bile Netanyahu Hükümeti için 'yeter de artar' bir detay oldu ! Bu kadar mı ? Değil ! Hamas’ın yeniden silahlanma riski de uluslararası gözlemcilerle olabildiğince azaltılıyor ! Plan, İsrail’i, Arap ülkeleriyle normalleşme yolunda da güçlendirecek bir hamle aslına bakarsanız ve bu da uzun vadede Netanyahu cephesine bir stratejik üstünlük sağlıyor !

Konuyu, Hamas ve Tel Aviv cephelerinden biraz uzağa taşısak mı ? 

Bugünün özetinde, "Milyonlarca Gazzeli için de İsrail'deki barışsever milyonlar için de artık çatışmalı

bir ortamdan uzak bir hayat için geleceğe adım atmaya hazırlanılıyor" dersek, belki günü en azından onlar için iyi bitirebiliriz diye düşünüyorum...

O yüzden de en iyisi, savaşların hiç olmayacağı bir dünyayı hayal etmek yerine, barışı cesaretle savunmaya devam eden insanların dünyasını hayal etmek...