Fon Krizi Sürüyor... Peki, Geçim Derdinin Krizi!?
Son FON KRİZİ ardından sermaye piyasalarının kaybettiği para miktarı için "on milyarlarca dolar" diyen de oldu, "100 milyar dolardan fazla" diyen de ama, asıl kaybolan para mı, güven mi, yoksa 455.758 tekil yatırımcı mı, bilemedim!?
Onlara dair hikaye nasıl biter, onu da henüz hiç kimse bilmiyor. "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamalarıyla hakimliğe sevk edilen AKP'li üst düzey isme daha kimler eklenir, bunu da. Yaşanan devasa mali zararın, biz 'zaten zor geçinenlere' etkisi orta ve uzun vadede ne olur, bunu da.
Hepsi bir tarafa, söylenen bir şeydeyim, şu ÖRGÜT denende, bahse konu edilen o ÖRGÜTSEL ŞEMADA, o şemanın en TEPESİNDE KİM/LER VAR, en çok da bunda!
Aslında,
...LİSTEYİ AÇIKLAYIN diyenler, bizden çok YANDAŞ basının kalemleri, hatta siyasileri. FON VURGUNU denende durup da servetine servet katanlar eğer DEVLET SIRRI değilse, açıklanır açıklanmasına da, çok da umutlanmayın! Bugün yaşanan ekonomik depremin sarsıntılarının Ankara siyasetinde yaşanmasına kimsenin izin vereceğini düşünmüyorum.
Her şey bir tarafa, "hiç kimse örgüt" ifadesini bile kullanmazken, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, zaten tozu dumana karışmış gündeme neden bu kelimeyi eklediğini de anlamaya çalışıyorum.
Süreci daha garip bir hale getiren şeyse, sosyal medyaya da yansıyan, bazı imamların fon krizine dair sert açıklamaları, ki 'müslüman' kimlikli dindar isimlerin bu 'vurgun' denenin merkezinde yer almasını eleştirmeleri, ki şu ana kadar siyasetin de merkezinde olduğu onca tartışmada yaşanmayan bir durum bu!
Ardı ardına gelişen ve patlayan her şey; en öndeki domino taşına biri hafifçe ve sessizce dokunmuş, diğer taşlar da ardı ardına düşmüş gibi!
Peki, tüm domino taşları düşer mi? Her düşen domino taşı, ilki kadar bizi şaşırtır mı? Düşecek domino taşları için hukuk sonuna kadar gider mi? Tüm taşlar düştüğünde ortaya çıkan resimde ayakta kalan olur mu?
Asıl soru da şu;
Buna dair açıklamasında, "Karşımızdaki yapının, basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında, hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ifade ettiği gibi bir yapı varsa ve bu da örgütsel bir yapıysa, herkesi yöneten kişi de o düşecek domino taşları arasına katılır mı?
Haklısınız, tam da bu noktada, hukukun, adaleti sektirmeden işlemesi çok önemli. Borsadaki şirketlerin toplam piyasa değerlerinde ciddi kırılmalar yaşanırken, oluşan zararı, yoksul milyonların sırtına yüklemeden tazmin etmek çok önemli. Sadece tek bir hesap üzerinden 2 Milyar TL'lik bir kazancın yaşandığı 'vurgun' denen olay, 2008 küresel krizindeki borsa kaybını bile gerisinde bırakacak kadar büyük bir enkaz yaratırken, suçluların hesap vermesi çok önemli. Yüz binlerce vatandaşın birikimini buharlaştıran, borsada trilyonlarca lirayı silen, tasarruf sahiplerini mevduat, altın ve dövize kaçırtan, şirketlerin hisse ve tahvil yoluyla finansman kapısını tıkayan ve Türkiye’nin “gelişen piyasa” statüsünü sorgulatan bu 'örgütsel' denen hareketin doğru okunması ve sorgulanması çok önemli.
Asıl korku mu?
Bu devasa fon krizinin yarattığı trilyonluk erime ve derinleşen güvensizliğin, emekli maaşında ya da asgari ücretinde zam bekleyen milyonlarca insanın umutlarını sessizce ezip geçmesi!
Anlayacağınız,
...spekülatif bir fonun çöküşü; hiç hisse senedi almamış, açlık ve yoksulluk sınırı altındaki emeklilik maaşıyla ya da elindeki asgari ücretle geçinmeye çalışan ailelerin sofrasına, kira ve fatura yüküne doğrudan yansıyacak korkusu var herkeste. Bu korkunun çığlığı, “benim param nerede?” diye bağıran yatırımcıların feryadından daha sessiz belki ama, çok daha yaygın bir yoksullaşma ve umutsuzluk dalgası yaratacak kadar da güçlü.
Tamam, zararlar karşılansın ama, korkumuz da gerçeğe dönüşmesin!
Dönüşür mü?