15 Temmuz, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde bir dönüm noktası olarak hafızamızda derin bir iz bıraktı. O gece, milli iradeye ve devletin bağımsızlığına yönelik gerçekleştirilen hain darbe girişimi, halkımızın kararlı ve cesur direnişiyle boşa çıkarılmıştı. Bu tarihi duruş, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeğini tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştır.

Hatay, o zorlu gecede demokrasisine sahip çıkan şehirlerin başında gelmiştir. Antakya’dan İskenderun’a, Kırıkhan’dan Dörtyol’a kadar şehrin dört bir yanında vatandaşlar meydanlara inerek demokrasi nöbeti tutmuş, farklı görüşlerden insanlar ortak bir geleceği korumak adına tek yürek olmuştur. Bu birlik ruhu, Hatay’ın toplumsal hafızasının temel taşlarından birine dönüşmüştür.
Biz Hataylılar olarak, 15 Temmuz’da sergilediğimiz bu sarsılmaz iradeyi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşadığımız büyük yıkım karşısında da kenetlenerek bir kez daha biz millet olarak irademizi orata koyduk. Şehir, tarihindeki bu iki büyük sınavda da gösterdiği dayanışma ve kenetlenme gücüyle zorlukların üstesinden gelebileceğini ispatlamıştır. Bugün, 15 Temmuz vesilesiyle şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anılırken; bu tarih, sadece bir hatırlatma günü değil, Hatay’ın birlik, beraberlik ve geleceğe umutla bakma kararlılığının simgesi olmaya devam edeceğinin bir kanıtıdır.