İklim krizinin, n, kuraklığın, su kaynaklarındaki azalışın ve 6 Şubat depremleri sonrası altyapı sorunlarının en yoğun hissedildiği illerden biri olan Hatay için kritik bir uyarı geldi.

Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) ile Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) tarafından 6 Aralık 2025 tarihinde “Su ve Kuraklık Çalıştayı” gerçekleştirildi.
Çalıştayın panel bölümünde şu başlıklar ele alındı:
Hatay’da su kaynaklarının potansiyeli, mevcut durumu ve yersel değişkenlikler
Kuraklık eğilimleri ve mücadele stratejileri
Çiftçi gözüyle kuraklık, yönetsel ve finansman sorunları
Kuraklık ve susuzluğun insan sağlığına etkileri
Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katıldığı masa çalışmalarında ise suyun korunmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli adımlar tartışıldı.
“Su Kanunu” Talebi
Çalıştayda en dikkat çekici önerilerden biri, kapsamlı bir “Su Kanunu” çıkarılması çağrısı oldu.
Bu kapsamda;
Su yönetimindeki hukuki boşlukların giderilmesi
Suya duyarlı şehir planlaması
Havza bazlı koruma, taşkın ve kuraklık yönetim planları
Yağmur suyu hasadı ve gri su geri kazanımı sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi
Temiz suya erişimin güvence altına alınması
Su verimliliği ve tasarrufun ekonomik ve ekolojik kamu yararı temelinde düzenlenmesi başlıkları öne çıktı.
HATSU’ya 30 Yıllık Master Plan Çağrısı
Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından;
Kuraklık risk haritalarının hazırlanması
“Kuraklık Faaliyet Planı” oluşturulması
2026–2056 yıllarını kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu yönetimi için master plan hazırlanması istendi. Susuzluk dönemlerinde uygulanacak planlı kesintiler dahil tüm tedbirlerin önceden belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Su Kirliliğine “Sıfır Tolerans”
Çalıştayda alınan kararlar arasında şu maddeler yer aldı:
Endüstriyel, tarımsal ve evsel atık suların arıtılmadan doğaya verilmesinin engellenmesi
Sanayi tesislerinde arıtılmış su kullanımının zorunlu hale getirilmesi
Aşırı su tüketen ve su kirliliği yaratan tesislerin rehabilite edilmesi, gerekirse kapatılması
Su kaynakları çevresindeki beton santralleri, taş ocakları ve maden ocaklarının kaldırılması
Vahşi madencilik faaliyetlerinin engellenmesi
Dere ve sulama kanallarının düzenli temizlenmesi
Asi Nehri ve Amik Gölü İçin Özel Vurgu
Asi Nehri’ndeki kirliliğin önlenmesi ve doğal akış yapısının korunması için havza bazlı rehabilitasyon projesi başlatılması gerektiği vurgulandı. Nehrin doğuşundan denize döküldüğü noktaya kadar uluslararası hukukun işletilmesi çağrısı yapıldı.
Kurutulan Amik Gölü için ise ekolojik dengenin yeniden sağlanması amacıyla bilim kurulu oluşturulması önerildi.
Tarımda Su Tasarrufu Şart
Tarımsal su kullanımını azaltmak için:
Vahşi sulamadan vazgeçilmesi
Damlama ve yağmurlama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi
Çiftçilere hibe ve destek programlarının artırılması
Arıtılmış atık suların tarımsal sulamada kullanılması
Kapalı sulama sistemlerine geçilmesi
Depremden zarar gören çiftçilere destek sağlanması gerektiği ifade edildi.
Farkındalık ve Toplumsal Katılım
Su tasarrufu ve su kirliliğinin önlenmesi için yazılı, görsel ve sosyal medya kampanyaları düzenlenmesi, kamu kurumları, sanayi kuruluşları ve mahallelerde yüz yüze eğitimler yapılması kararlaştırıldı.
“Hatay’da Su Güvenliği Seferberliği Başlatılmalı”
Çalıştayın sonuç bildirgesinde şu uyarıya yer verildi:
“Kamu yararını gözeten ve su kullanıcılarını da kapsayan bütüncül müdahaleler yapılmazsa Hatay’ın su geleceği miktar ve kalite açısından yetersiz ve dirençsiz hale gelecektir. İklim krizi ve su sorunları birlikte ele alınmalı; iklim, su, enerji, tarım ve ekosistem politikaları havza ölçeğinde bütünleşik ve katılımcı anlayışla oluşturulmalıdır.”
HAMOK ve DAÇE, çalıştayda alınan kararların uygulanması için gerekli girişimlerde bulunacaklarını ve süreci kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı.