Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde 11-12-13 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan “Krizden Kalkınmaya; Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri” paneli öncesinde, Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesinde “Afet İşleri Daire Başkanlığı” bulunmaması yeniden tartışma konusu oldu.

6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan illerin başında gelen Hatay’da, afet yönetiminin yalnızca depremle sınırlı olmadığı görülürken; sel, kuraklık, aşırı yağış, sıcak hava dalgaları, taşkın ve orman yangınları gibi iklim kaynaklı afet risklerinin de şehir için ciddi tehdit oluşturduğu bilinen bir gerçek.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında Hatay’da gerçekleştirilen toplantı ve programlarda da dirençli şehirler, iklim kaynaklı afetlere hazırlık, yerel yönetimlerin afet kapasitesi, sıfır atık politikaları ile tarım, su ve enerji güvenliği başlıkları ön plana çıkmıştı.
Türkiye Belediyeler Birliği’nin 2025 yılında yayımladığı çalışmalarda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından büyükşehir belediyelerinde afet yönetimi birimlerinin güçlendirilmesine yönelik adımlar atıldığı belirtilirken, birçok büyükşehir belediyesinde “Afet İşleri Daire Başkanlığı” veya benzeri yapılanmaların oluşturulduğu hatırlatıldı.
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Mersin, Sakarya, Eskişehir ve Malatya gibi birçok büyükşehir belediyesinde afet yönetimiyle ilgili daire başkanlıkları veya özel birimler bulunurken, depremin en ağır etkilediği şehirlerden biri olan Hatay’da böyle bir yapının hâlâ bulunmaması dikkat çekiyor.
Uzmanlar, Hatay Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bağımsız bir afet yönetim biriminin olmamasının; afet öncesi hazırlık, kriz anı koordinasyonu ve afet sonrası iyileştirme çalışmalarında ciddi eksikliklere neden olabileceğini belirtiyor.
Ayrıca kurumlar arası iletişim sorunları, görev karmaşası, müdahalede gecikmeler ve risk yönetiminde yetersizlik yaşanabileceğine dikkat çekilirken; afet risk haritaları, kırılgan yapı envanteri, toplanma alanları, tahliye senaryoları ve kritik altyapı analizleri gibi çalışmaların sürdürülebilir şekilde yürütülmesi için güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Değerlendirmelerde, kurulacak profesyonel bir “Afet İşleri Daire Başkanlığı”nın yalnızca kriz dönemlerinde değil; ulusal ve uluslararası fonlara erişim, proje üretimi, veri yönetimi, erken uyarı sistemleri ve gönüllü afet organizasyonları konusunda da Hatay’a önemli katkılar sağlayacağı ifade ediliyor.