AHBAP Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent, Hatay’da düzenlenen panelde ‘Afet yönetiminde sivil toplum kuruluşlarının rolü’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede, deprem sürecinde yaşadığı deneyimleri paylaştı.

Hatay Valiliği’nin koordinasyonunda; Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Krizden Kalkınmaya; Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı”na konuşmacı olarak katılan Levent, afet sonrası gönüllü dayanışması, kamu kurumlarıyla koordineli çalışma ve doğru iletişimin önemine dikkat çekti.
AHBAP Derneği’nin deprem sonrası yürüttüğü yardım faaliyetlerinden örnekler veren Levent, bölgedeki ihtiyaçların tespiti, lojistik destek, barınma ve temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanması konusunda derneğin gönüllü ağlarının yaptıkları kollektif çalışmanın depremzedelere “Yalnız değilsiniz” mesajını hissettirebilmek amacı taşıdığını ifade etti.
Yaşanan acılar karşısında, Türkiye’nin dayanışmasının ve gönüllülük temelinde yapılan çalışmaların övgünün çok fazlasını hakettiğini söyleyen Levent, “Sizleri yalnız bırakmak istemedim, üniversiteyi yalnız bırakmak istemedim, Sayın Valimizi yalnız bırakmak istemedim. Biz, ‘Sizi bırakmayacağız’ demiştik. Bazen bir çorba çok şeydir, bazen bir battaniye çok şeydir, bazen bir çocuğun elinden tutmak çok şeydir. 6 Şubat sabahı hepimiz aynı şeyi hissettik. Çünkü, ‘Bazı acılar anlatılmaz yaşanır’ derler, gerçekten öyleydi. Hatay’da da bunu gördük. Bu şehir sadece binalarını değil, evlerini, sokaklarını, anılarını ve alışkanlıklarını kaybetti. Hatay’da sabah kalktığında bir insanın bütün yaşam alanı gitti. Evi gitti, oturduğu bahçesi gitti, komşuları gitti, arkadaşları gitti, oturduğu kafe ya da kahveler gitti. Ben böyle bir şey görmedim! İnanılmaz acılar, inanılmaz tarifi zor… Bizler ‘Siz yalnız değilsiniz’ diyebilmek için buradaydık. AHBAP olarak biz kimseden fazla bir şey yapmadık. Sadece gerekeni yaptık. Burada o kadar çok şeyler yapıldı ki. Nice insanlar var. AHBAP’ın yaptığının belki de üç katını yaptı. Adını sizler bilmiyorsunuz, sadece Sayın Valim biliyor. Ben, ülkemle gurur duyuyorum. Ben böyle bir kollektif çalışma, böyle yaraları sarmak için uğraşan bir millet görmedim. Ne kadar övünsek azdır ya” dedi.
AHBAP’ın Hatay’daki çalışmalarına değinen Levent, “Kimileri ‘AHBAP vardı da işte Hatay’da can kurtardı’ dedi. Hayır, biz can kurtarmadık; Can kurtaranlara su verdik. İki çadır kent kurduk çok çabuk. İki konteyner kent kurulumunu yaptık. KasabaHatay konteyner kentlerinde 250 aileye barınma ve temel yaşam desteği, psikososyal destek alanlarının oluşturulması, kütüphane kodlama sınıfı ve atölye alanları kurulması, 100 milyonlara varan gıda desteği ve 100 milyonlarca liralık su desteğinde resmi olarak bulunduk. İlk yapmak istediğimiz şeylerden birini yapmış olduk; Hatay’a 18 okul kazandırdık” şeklinde konuştu.
Samandağ’da kurulacak sörf merkezi hakkında da konuşan Levent, bölgenin gençleri için önemli bir sosyal alan oluşturmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Samandağ çok yara alan yerlerden biri. Samandağ benim çocukluğumun geçtiği yer. Dünyanın en güzel sahiline, rüzgarına sahip. Sayın Gökay Valim ve Sayın Valim Mustafa Masatlı bana ‘Gençler burada sörf merkezi istiyor’ dediklerinde bir hayaldi. Şimdi ise, Türkiye’nin en güzel sörf merkezlerinden birini Hatay’a kazandırıyoruz. Yaklaşık 10-15 gün içinde açılışını yapacağız. Bende açılışa gitarımla geleceğim” dedi.