Hatay Mahalli Haber
MENÜ

Dt. Nebil Seyfettin “Biz Bu şehirde Sadece Dişleri Değil, Umudu Da Onarmaya çalıştık.”

Yayınlanma Tarihi : 18.03.2026 17:21 Bu haber 59 defa okundu

Hatay’da tam 42 yıl boyunca mesleğine ve meslek örgütüne adanmış bir ömrün ardından, Hatay Dişhekimleri Odası Başkanı Dt. Nebil Seyfettin görevini devrederken geride yalnızca bir unvan değil; derin izler, güçlü bir hafıza ve sayısız insan hikâyesi bıraktı.

Paylaş Paylaş Paylaş
Dt. Nebil Seyfettin “Biz Bu şehirde Sadece Dişleri Değil, Umudu Da Onarmaya çalıştık.”

Basın mensuplarıyla iftar programında bir araya gelen Seyfettin’in veda konuşması, salonda bulunan herkesi derinden etkileyen, zaman zaman duygulandıran anlara sahne oldu. Çünkü bu konuşma bir vedadan çok, bir ömrün muhasebesiydi.Dt. Nebil Seyfettin “Biz Bu şehirde Sadece Dişleri Değil, Umudu Da Onarmaya çalıştık.”

“Bugün burada sadece bir görevi devreden biri olarak değil, hayatının önemli bir kısmını bu şehre adamış bir hekim olarak konuşuyorum” sözleriyle başlayan Seyfettin, Hatay Diş hekimleri Odası Başkanlığı’nın kendisi için hiçbir zaman sadece bir makam olmadığını vurguladı. Bu görevin; sorumluluğu, yükü ve vicdani tarafıyla hayatının ayrılmaz bir parçasına dönüştüğünü dile getirdi.

Yıllar boyunca yalnızca bir meslek örgütünü temsil etmediğini belirten Seyfettin, hekimliğin insan hayatına dokunan yönünü şu sözlerle anlattı:

“Kimi zaman bir çocuğun korkusunu dindirdik, kimi zaman bir yaşlının ağrısını hafiflettik… Hekimlik, insanın insana en sahici şekilde değdiği yerdir.”

Ancak bu uzun yolculuğun en ağır kırılma noktası, hiç kuşkusuz 6 Şubat depremleri oldu. Konuşmasının bu bölümünde duyguları daha da yoğunlaşan Seyfettin, yalnızca binaların değil, hayatların ve umutların da yıkıldığını ifade etti.

Deprem sonrası Hatay’ı terk etmemeyi bir tercih değil, “insanlık borcu” olarak gördüğünü söyleyen Seyfettin, “Bu şehir benim hafızamdı, geçmişimdi, hayatımdı” diyerek salondakilere unutulmayacak bir duygu anı yaşattı.

Enkazın, yasın ve büyük kayıpların ortasında; mobil ünitelerde, konteynerlerde verilen mücadeleyi anlatırken, aslında Hatay’da kurulan görünmez ama güçlü bir bağa işaret etti: dayanışma. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gönüllü hekimlerle birlikte çalıştıkları o günleri anlatırken sesi zaman zaman titredi.

“Her yarayı saramadık belki… Ama kimseyi sahipsiz bırakmamaya çalıştık” sözleri, salonda derin bir sessizlik yarattı.

Görev süresini “İçimde hüzün de var, şükran da” cümlesiyle özetleyen Seyfettin, bir görevden ayrılmanın sadece bir makamı değil; anıları, emeği ve hatta kalbin bir parçasını geride bırakmak olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının en dokunaklı anlarından biri ise ailesine teşekkür ettiği bölüm oldu. En zor zamanlarında “sessizce yanında duran” eşi ve çocuklarına seslenirken, salonda duygusal anlar yaşandı. Onları “gölgesi ve sığınağı” olarak tanımlayan Seyfettin, bu uzun yolculuğun görünmeyen kahramanlarının ailesi olduğunu vurguladı.

Meslektaşlarına da anlamlı bir mesaj veren Seyfettin, bir meslek odasını ayakta tutanın makamlar değil; emek, vefa ve dayanışma olduğunu söyledi. Hatay için ise umut dolu ama gerçekçi bir cümle kurdu:

“Biz bu şehirde sadece dişleri değil, umudu da onarmaya çalıştık.”

Veda ederken tek bir dileğini dile getirdi:

“Geriye kırgınlık değil, emek kalsın… Gürültü değil, iz kalsın.”

Görevini tamamladığını ancak Hatay’a ve mesleğine olan bağlılığının hiçbir zaman bitmeyeceğini belirten Seyfettin’in sözleri, aslında bir vedadan çok, sürecek bir aidiyetin ifadesi olarak hafızalara kazındı.

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol