Bazı yorgunlukların adı olmaz.

Ne uykuyla geçer ne de dinlenmekle…
İnsan bazen bedenen değil, yıllardır söyleyemediği cümleler yüzünden yorulur.
İçine attıkları…
Kırılmasın diye sustukları…
Birileri üzülmesin diye vazgeçtikleri…
Ve belki de en çok, istemediği halde söylediği o küçük kelime:
“Tamam.”
Çünkü bize çoğu zaman “hayır” demenin kabalık olduğu öğretildi.
“Sen alttan al.”
“İdare et.”
“Onu da kırmayalım.”
Biz de yıllarca iyi insan olmayı, herkesi memnun etmek sandık.
Derken bir gün fark ettik ki, herkese “evet” derken kendimize ne kadar çok hayır demişiz.
Peki neden bu kadar zor “hayır” demek?
Çünkü çoğu zaman “hayır” kelimesinin arkasında bir korku vardır:
Kırılma, reddedilme, yanlış anlaşılma, sevilmeme korkusu…
İnsan bazen karşısındakinin sevgisini kaybetmemek için kendi ihtiyacını susturur.
Ama sürekli susturulan duygular kaybolmaz.Birikir.
Ve insanı yoran çoğu zaman söylediği “evet” değil, o “evet”in içinde susturduğu kendi sesidir.
HAYIR DEMEK, HAYATIMIZDA SINIR ÇİZMEK KADAR ALAN AÇMAKTIR.
Bir şeye hayır dediğimizde yalnızca onu reddetmeyiz.
Kendimize yer açarız.
Nefes almak için…
Dinlenmek için…
Hayallerimize dönmek için…
Ve en önemlisi, kendimizi yeniden duyabilmek için.
Sınır koymak bencillik değildir.
“Senin önemin yok.” demek değildir.
“Benim de bir duygum, ihtiyacım ve sınırım var.” diyebilmektir.
Bir de anlaşılmamanın yorgunluğu vardır.
Bazen insan konuşmaktan değil, konuştuğu halde anlaşılmamaktan yorulur.
Ne hissettiğini anlatırsın.
Nerede kırıldığını söylersin.
Ama karşındaki seni anlamaya değil, kendi haklılığını anlatmaya odaklanıyorsa bir noktadan sonra insan susar.
Çünkü bazı şeyleri defalarca anlatmak, anlaşılmayı garanti etmez.
Ve bazen en sağlıklı cümle şudur:
“Hayır, bunu artık taşımak istemiyorum.”
Çünkü bazen bir “hayır” bir kapıyı kapatmaz.
Doğru kapıya yürüyebilmek için alan açar.
Bazen birini kaybettirmez; kimin gerçekten yanında olduğunu gösterir.
Çünkü seni sadece evetlerin için seven insanlarla, seni gerçekten seven insanlar aynı değildir.
Ve bazen…
Tek bir “hayır”, yıllardır taşıdığın bir yükü omuzlarından indirir.
Belki bir yılın…
Belki on yılın…
Belki bir ömrün…
Çünkü mesele sadece bir kelimeyi söylemek değildir.
O kelimeyi söyleyebilmek için kaç yıl sustuğundur.
Belki bugün senin de söylemen gereken bir “hayır” vardır.
Bir insana…
Bir korkuya…
Bir alışkanlığa…
Ya da yıllardır kendine yük ettiğin bir şeye…
Çünkü bazen bir “hayır” hayatımızdan bir şeyi eksiltmez.
Bizi yıllardır eksilten şeyi hayatımızdan çıkarır.
Ve belki de insan kendisine yeniden “evet” diyebilmek için,
Önce bir şeye gerçekten
HAYIR Demeyi öğrenir.
Fatma Nur KARAYİĞİT
Marka Danışmani
Hatay/Dörtyol