Hatay Mahalli Haber
MENÜ

Antakya’nın Bitmeyen Trafik çilesi Ve "minyatür" Sevdası

Yayınlanma Tarihi : 03.11.2026 18:23 Bu haber 33 defa okundu

6 Şubat depremlerinin ardından kadim şehrimiz Antakya’nın ayağa kaldırılması için gecesini gündüzüne katan, taş üstüne taş koyan herkesin emeğine minnettarız. Şehrin yeniden inşası şüphesiz hayati bir süreç. Ancak bir şehri ayağa kaldırmak sadece beton binaları yükseltmekten ibaret değildir; o şehrin ruhunu, geçmişini, damarlarını ve yaşam akışını doğru planlamaktır.

Paylaş Paylaş Paylaş
Antakya’nın Bitmeyen Trafik çilesi Ve

Deprem gününden şuana kadar herseyde olduğu gibi tafiğin’de tüm keşme keşini çekerek sabırla birşeylerin yoluna girmesini bekleyen vatandaşın sabrın sonu selamet olsun ümidi ile beklediğini ama gelinen görünen tablonun’da pek iç açıcı olmadığı gibi duruyor.. 

​Antakya’yı ve onun renkli insanını yakından tanıyanlar iyi bilir: Halkımız; siyasi görüşüne, partisine bakmaksızın, hizmet eden her başkana olan saygısını korumakla birlikte, kronikleşen sorunlara veya başkanların odaklandığı tek bir icraata kendine has mizahi zekasıyla bir lakap yakıştırmayı hep bilmiştir.

​Vefat edenleri rahmetle anarak, hayatta olanların affına sığınarak Antakya'nın yakın tarihine tatlı bir tebessümle bakarsak; yollardaki kazılar yüzünden adı "Çukurcu Mahmut"a çıkan Mahmut Yanaray’ı, aydınlatma yetersizlikleriyle hafızalarda "Karanlık Şükrü" olarak kalan Şükrü Güçlü’yü, köprü projeleriyle anılan "Köprü Başkan" Bekir Karabacak’ı, peyzaj ve çiçeklendirme hamleleriyle "Çiçekçi Başkan" olan İris Şentürk’ü, orta refüjlere diktiği palmiyelerle hatırda kalan "Palmiye Mehmet" Mehmet Yeloğlu’nu ve şehri tek yön uygulamalarıyla tanıştıran "Tekyön Lütfü" Lütfü Savaş’ı unutmak mümkün değildir.

​Bugün ise Antakya, yeniden inşa sürecinde çok daha büyük ve kronik bir sınavla karşı karşıya: Trafik ve ulaşım altyapısı.

​Antakya-İskenderun yolu üzerine yapılan üst geçitler görsel olarak güzel ve modern durabilir. Ancak şehir merkezine girildiği an trafik kilitleniyorsa, bu yapılar işlevselliğini ne yazık ki kaybeder. Atatürk Caddesi, Gündüz Caddesi,(Armutlu),Kemal paşa Caddesi, İstiklal caddesi,Yavuz Sultan Selim Caddesi, Fatih Caddesi ve eski otogar civarı gibi ana arterlerin yeni düzenlemelerle adeta "minyatür" boyutlara çekilmesi, geleceğin Antakya’sı için büyük bir altyapı tehlikesidir. Yarın şehirde hayat tamamen normale döndüğünde, bu daraltılmış yolların ve görselliğe kurban edilen düzenlemelerin mevcut araç yoğunluğunu taşımayacağını öngörmek için diplomayla uzman olmaya gerek yoktur; sadece Antakyalı olmak ve bu şehrin sokaklarında yürümüş olmak yeterlidir.evet belki sorumluluk Çevre Şehircilik bakanlığının olabilir olsada güzelim yurdum insanı Şehremini olan büyüğü hemşehrisi abisi kardeşi gördüğü gibi ve Görünen o ki; sahadaki bu tabloyu gören ve insiyatif almasını bekledikleri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk de, caddelerin işlevsellikten ziyade görselliğe kurban edilmesine gösterilen halk mizahından nasibini alacak. Antakyalıların bu sağduyulu uyarısı dikkate alınmazsa, Sayın Öntürk de şehir tarihine "Minyatür Mehmet" lakabıyla geçecek gibi görünüyor.

​Yetkililerden ve şehir plancılarından beklentimiz nettir: Masa başında Antakya’nın dokusunu bilmeden yapılan planlamalar yerine, yerelin sesine kulak verilmesidir. 

Yüksek lisanslı şehir plancısı olsun elbette ama en önemlisi Antakya’yı bilen olsun Geçici çözümler veya sadece şeklen güzel duran projeler yerine; Antakya’nın geleceğini kurtaracak geniş, akıcı ve işlevsel ana arterlerin bir an önce hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol