Hatay Mahalli Haber
MENÜ
Metin Dingil
Metin Dingil
metin_dingil@hotmail.com
Paylaş Paylaş Paylaş Yazı 67 defa okundu.

Bayrama Az Kaldı Ama.

Bayrama sayılı günler kaldı…

Ama Hatay’da takvimde yazan bayram ile yüreğimizde hissettiğimiz bayram aynı değil.

Depremin üzerinden 3,5 yıl geçti, acılar halen geçmedi, geçmeyecek de..

Sokakların çoğu hâlâ eksik.

Mahalleler eksik…

Komşular eksik…

Ve en çok da bayramların o eski sıcaklığı eksik.

Hatay’da bayram havası kokusu yok!

Eskiden bayram hazırlıkları günler öncesinden başlardı.

Evlerde hummalı bir telaş olurdu.

Fırından yükselen kömbe, oruk (içli köfte) kokuları, babamızın bayram sabahı için hazırladığı küçük sürprizler, komşuların birbirine taşıdığı tabaklar…

O zamanlar mahalle dediğimiz şey sadece evlerden oluşmazdı.

Mahalle, insan demekti.

Sıralı evlerin içinde iyi insanlar vardı, kapı önlerinde açılan kilimlerle hoş sohbet vardı..

O insanların içinde ise zerre kadar kötülük yoktu.

Bayram sabahı çocuklar erkenden kalkardı.

Yeni alınmış giysilerle uyumanın heyecanını bugünün çocuklarına anlatmak zor.

Sabaha kadar uyuyamazdık.

Sabah olunca ilk iş onu giyip sokağa koşmak olurdu.

Bayram yerleri bizi çağırırdı.

Şeker kokuları, pamuk helvalar, renkli balonlar…

Ve komşular…

Her kapı çalındığında avucumuza bir mendil sıkıştırılırdı.

O mendilin içinde bazen birkaç harçlık, bazen bir lokum olurdu.

Ama aslında o mendilin içinde sevgi vardı.

Hatay’ın mahalleleri bayramlarda daha da güzelleşirdi.

Kimse kimseye yabancı değildi.

Dil sorulmazdı.

Din sorulmazdı.

İnsan olmak yeterdi.

Birbirine kırgın olanlar bayram sabahı kapıyı çalar, sarılır, barışırdı.

İşte bayram buydu.

Şimdi ise;

Büyüklerin kapısı eskisi kadar çalınmıyor.

Mahalleler dağıldı, komşuluklar azaldı.

Hatay’ın yüreği hâlâ deprem enkazının altından çıkmaya çalışıyor.

Birçok ev yok artık.

Birçok sokak yok.

Birçok bayram misafiri de…

Şimdi belki bayramlar eskisi kadar coşkulu değil…

Ama bayramın anlamını yaşatmak hâlâ bizim elimizde.

Kapıları açmak…

Bir büyüğün elini öpmek…

Bir çocuğun cebine harçlık koymak…

Bir komşunun halini hatırını sormak…

Belki de bu yıl Hatay’da bayramı en çok böyle yaşatacağız.

Çünkü bayram bazen şenlik değildir.

Bayram bazen yaraları birlikte sarmaktır.

Bayram; kapıları ardına kadar açıp kaybettiğimiz insanlığı yeniden içeri davet etmektir.