Ramazan ayına sayılı günler kala Antakya’da iftar sofralarının simge lezzetlerinden küncülü helva yeniden tezgâhlardaki yerini aldı. Ramazan hazırlıklarının hız kazandığı bu günlerde, geleneksel üretimiyle tanınan Fansa Tatlıcılık, yıllardır süregelen tarifleriyle çarşıya adeta Ramazan kokusu yayıyor.

Aile büyüklerinden devraldıkları mesleği titizlikle sürdüren Sadık Fansa, oğulları Şahap ve Yunus Emre Fansa ile birlikte üretimi imece usulüyle sürdürüyor. Yaklaşık iki asırlık bir mirası yaşatan aile, Antakya’nın köklü tatlarından küncülü helvayı aynı geleneksel yöntemlerle hazırlamaya devam ediyor.
Üretimin kalbi ise tarihi Uzun Çarşı. Burada hazırlanan helva, Ramazan gelmeden yoğun talep görmeye başladı. Özellikle iftar sonrası tatlı olarak tercih edilen küncülü helva, hem yerel halkın hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Oldukça zahmetli bir süreçten geçen helvanın yapımında; tahin, şeker ve su karışımı yaklaşık üç saat kaynatılarak kıvamına ulaştırılıyor. Ardından kavrulmuş susam ekleniyor, beyaz küncüyle yoğruluyor ve 170 yıllık özel makineden geçirilerek son halini alıyor.
Şahap Fansa, Ramazan’a özel ürettikleri helvaya gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirterek, bu lezzetin yalnızca Türkiye’de değil, Almanya ve Belçika gibi ülkelere de gönderildiğini ifade ediyor. Günlük ortalama 250–300 kilogram üretim yaptıklarını söyleyen Fansa, uygun fiyat politikasıyla da vatandaşların sofralarına katkı sunmaya devam ettiklerini vurguluyor.
İftara saatler kala dükkân önünde oluşan uzun kuyruklar, küncülü helvanın Ramazan geleneğindeki yerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yüzlerce yıllık geçmişiyle Antakya’nın kültürel mirasları arasında bulunan bu özel tat, hem iftar hem sahur sofralarına bereket katmayı sürdürüyor.