Kadın Emeği ve Dayanışma Günü olan 25 Kasım kapsamında açıklama yapan KESK Hatay Kadın Meclisi, kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığını vurgulayarak, iktidarın sorumluluklarını yerine getirmediğini belirtti. Meclis, “Şiddetsiz, eşit, özgür bir yaşam için mücadelede kararlıyız” mesajı verdi.

25 Kasım’ın tarihi Açıklamada, Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı mücadele yürüttükleri için 1960 yılında katledilen Mirabal Kardeşlerin anısına ilan edilen 25 Kasım’ın, kadın mücadelesinin simgesi hâline geldiği hatırlatıldı.
Dilovası’ndaki iş cinayeti vurgulandı
KESK Hatay Kadın Meclisi, bu yıl 25 Kasım’a, Dilovası’nda ikisi çocuk olmak üzere altı kadın işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetinin gölgesinde girildiğini belirterek, “Ne kaza ne kader ne fıtrat… Sorumlu, güvencesiz çalışmayı dayatan düzendir” ifadelerini kullandı. Sorumluların hesap vermesi ve kayıt dışı, güvencesiz çalışmanın sona ermesi talep edildi.
Kadına yönelik şiddet verileri alarm veriyor
Açıklamada, medyaya ve raporlara yansıyan verilerin, erkek şiddetinin arttığını ortaya koyduğu belirtildi. Verilere göre: 2024’te en az 394, 2025’in ilk 9 ayında ise 290 kadın öldürüldü.
Bu kadınların 184’ünün evde, 47’sinin kamusal alanda, 12’sinin ise iş yerinde katledildiği bilgisi paylaşıldı. Kadın çalışanların yüzde 45’inin son bir yılda şiddete maruz kaldığını söylediği vurgulandı.
“İktidar görevini yerine getirmiyor”
KESK Hatay Kadın Meclisi, iktidarın kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik uluslararası ve ulusal yükümlülüklerini uygulamadığını belirtti:
İstanbul Sözleşmesi’nin feshi geri alınmıyor.
6284 sayılı yasa etkin biçimde uygulanmıyor.
Çalışma yaşamında şiddeti ve tacizi önlemeye dair ILO 190 imzalanmıyor.
Yargıda cezasızlık politikası devam ediyor.
Açıklamada, toplumsal cinsiyet eşitliği savunucularının hedef gösterildiği, kadın ve LGBTI+ örgütlerinin kriminalize edildiği ifade edildi.
“Kadınların demokrasi ve barış talebi görmezden gelinemez”
Uzun yıllardır devam eden çatışmaların ardından barışın konuşulmaya başlandığı belirtilerek, kalıcı barışın ancak demokratikleşme ve özgür