Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), artan hayat pahalılığı ve maaşların yetersizliği gerekçesiyle ülke genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. KESK Dönem Sözcüsü Özgür Tıraş tarafından okunan basın açıklamasında, kamu emekçilerinin insanca yaşam koşullarından giderek uzaklaştığı vurgulandı.

Açıklamada, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, maaş artışlarının yüksek enflasyon karşısında eridiği ifade edildi. Kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5’lik bir maaş artışıyla girdiği hatırlatılırken; kira, ulaşım, sağlık ve temel tüketim kalemlerindeki zamların maaş artışlarının çok üzerinde olduğu kaydedildi.
KESK, özellikle kira artışlarının maaş zamlarının neredeyse üç katına ulaştığını, gelir vergisi dilimleri nedeniyle ücretlerin daha cebe girmeden eridiğini belirtti. Açıklamada, toplu sözleşme süreçlerinin “danışıklı dövüşe” dönüştüğü savunularak, iktidar, Hakem Kurulu ve yandaş sendikalar eleştirildi.
Bütçe harcamalarına da dikkat çekilen açıklamada, vergi yükünün emekçilerin sırtına yıkıldığı, buna karşın kamu kaynaklarının faiz ödemeleri, teşvikler, silahlanma ve yandaş projelere aktarıldığı ifade edildi. KESK, ülkede kaynak sorunu değil, kaynakların kim için kullanıldığı sorunu olduğunu vurguladı.
KESK’in temel talepleri arasında;
Ocak ayından itibaren maaşlara ek yüzde 20 artış yapılması,Seyyanen ödeneğin taban maaşa yansıtılması,3600 ek gösterge ve mülakatın kaldırılması,Grevli toplu sözleşme hakkının tanınması,En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması yer aldı.Açıklama, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla son bulurken, tüm kamu emekçileri ve toplumun farklı kesimleri örgütlü mücadeleye çağrıldı.