TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi, 20 Ekim 2025’te askıya çıkarılan Antakya Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı’na karşı yeniden itirazda bulundu. Oda, planın şehre daha fazla belirsizlik ve kaos getireceğini belirterek, sürecin halkın geri dönüşünü sağlamak yerine mevcut sorunları derinleştirdiğini savundu. Mimarlar Odası, tarihi ve kültürel değerleri göz ardı ederek yeşil alanların imara açılmasını ve koruma planlarının eksikliğini işaret etti.

TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi, Antakya Kentsel Sit alanını kapsayan Koruma Amaçlı Revizyon İmar Planı’na yönelik itirazlarını yineleyerek, planın şehir için daha fazla belirsizlik yarattığını ve kaos oluşturduğunu belirtti. 20 Ekim 2025'te askıya çıkarılan planlarla ilgili olarak Oda, 3 Kasım 2025’te gerekçeli bir itiraz dilekçesi sundu. Daha önceki askıya çıkarılan planlara da itirazda bulunan Oda, bu planların iptali için 10 Mart 2025’te dava açmıştı.
Plan, 2020'de yaşanan büyük depremler sonrası tamamen boşalmış olan Antakya Kentsel Sit Alanı için hazırlanmıştı. TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi, bu planla ilgili ilk itirazlarını geçtiğimiz yıllarda dile getirmiş, ancak dikkate alınmadığı için, 10 Mart 2025 tarihinde yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açmıştı. Oda, 3 Kasım 2025 tarihinde tekrar yapılan itiraz dilekçesinde, planlama sürecindeki usul hatalarını, önerilen dönüşümlerin yaratacağı sosyal ve çevresel sorunları, kentsel dönüşüm alanlarındaki belirsizlikleri, yanlış mekânsal kararları ve uygulama stratejisindeki eksiklikleri detaylı bir şekilde açıkladı.
Şehrin simgesi yeşil alanlar imara açılacak
Mimarlar Odası, özellikle DSİ (Devlet Su İşleri) görüşü sonrasında yapılan değişiklikleri eleştirdi. 30 Ekim 2024 tarihli DSİ görüşünün, plan revizyonuna gerekçe olarak sunulmasına rağmen, bu görüş ile Meri Planı ve Revizyon Planı arasındaki çelişkili kararlar dikkat çekti. Örneğin, İnönü Caddesi ile Asi Nehri arasındaki mevcut binaların bulunduğu bölge, yeşil alana dönüştürülürken, aynı zamanda Köprübaşı’ndan başlayarak eski Vakıf İşhanı’nın bulunduğu bölge yeniden imara açıldı. Ayrıca, deprem öncesinde yeşil alan olarak kullanılan ve şehri simgeleyen önemli parklar, yeniden inşa edilecek alanlar arasında yer aldı. Ayrıca, Sosyete Parkı (Maksim Parkı) gibi tarihi alanların 6 katlı binalarla yeniden inşa edilmesi planları, kentin çevresel ve kültürel değerlerine zarar vereceği gerekçesiyle itiraz edilen noktalardan birini oluşturuyor.
"Kültürel ve tarihi doku yok sayılıyor"
TMMOB Mimarlar Odası, Antakya'nın tarihi kent merkezi ile ilgili yapılan planların, bölgenin kültürel mirasına ve tarihi dokusuna saygı göstermediğini savundu. Deprem nedeniyle büyük oranda yıkılan tarihi yapılar arasında hala ayakta kalan, özgün malzemeleri ve izleriyle korunması mümkün olan tescilli yapılar bulunduğunu belirten Oda, bu yapıların restorasyonuna olanak tanımak yerine, büyük bir yıkım sürecine girildiğine dikkat çekti.
TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi, depremin yarattığı yıkımın ardından bölgede yaşayan insanların tekrar güvenli ve sürdürülebilir bir yaşam kurabilmesi için, planların daha dikkatli ve yerel halkın ihtiyaçlarına odaklanarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Bu süreçte en önemli amacın, halkın güvenli bir şekilde kendi bölgelerine geri dönebilmesi ve kentsel dokunun tarihi ve kültürel değerlerine uygun olarak yeniden yapılandırılması olduğunun altı çizildi.