Gazeteciler Cemiyeti, Hatay’da gazeteci ve akademisyenlerle bir araya gelerek deprem sonrası yerel medyanın yaşadığı ekonomik sorunları, dijital tekelleşmeyi ve mesleğin geleceğine dair başlıkları değerlendirdi.

Gazeteciler Cemiyeti, 6 Şubat 2023 depremlerinden en ağır etkilenen illerden Hatay’da yerel basın mensuplarıyla durum değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Toplantıda deprem sonrası gazetecilerin çalışma koşulları, yerel medyanın ekonomik sürdürülebilirliği, dijital platformların yarattığı tekelleşme ve mesleğin geleceğini etkileyen yapısal sorunlar ele alındı.
Hatay Basın Cemiyeti Başkanı Hikmet Otuzbir ve Hatay Söz Gazetesi İmtiyaz Sahibi Abdullah Temizyürek'in hoş geldiniz konuşmalarının ardından başlayan etkinliğin açılış konuşmasını Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Ali Oruç gerçekleştirdi.
Toplantının açılış konuşmasında depremlerin yalnızca fiziki değil, toplumsal hafızada da derin izler bıraktığını vurgulayan Ali Oruç, bölgesel eğitim programının özellikle Hatay’da yapılmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyledi. Oruç, Hatay'a destek olmanın Gazeteciler Cemiyeti için bir sorumluluk ve vicdan meselesi olduğunu ifade etti.
Gazetecilerin kriz ve afet dönemlerinde hem kendi yaşam mücadelelerini sürdürmeye hem de kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğunu üstlenmeye devam ettiklerine dikkat çeken Oruç, bu sürecin ağır bir fiziki ve psikolojik yük yarattığını belirtti. Cemiyet olarak amaçlarının, sahada çalışan gazetecilerin sorunlarını dinlemek ve birlikte çözüm yolları geliştirmek olduğunu dile getirdi.
Oruç, bu buluşmanın dayanışmayı güçlendirmeyi, mesleki koşulları iyileştirmeyi ve meslektaşlarına destek olmayı hedeflediğini söyleyerek Gazeteciler Cemiyeti’nin tüm imkânlarıyla bölgedeki gazetecilerin yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Kenan Şener de toplantıda yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinden 6 gün sonra Cemiyet ekibiyle Hatay’a geldiklerini hatırlattı. Şener, “Biz sizin dertlerinizi dinlemek için buradayız” diyerek, sahada çalışan gazetecilerin ihtiyaç ve sorunlarını doğrudan takip ettiklerini ifade etti. Gazeteciler Cemiyeti’nin Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nda ve Basın Kartı Komisyonu’nda yer aldığını belirten Şener, Hatay’daki gazetecilerin yaşadığı problemlerin bu platformlarda gündeme taşınabileceğini söyledi.
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı ise konuşmasında Google ve sosyal medya platformlarının oluşturduğu tekelleşmeye dikkat çekti. Gürcanlı, basın açısından bu tekelle mücadele edebilmenin yolunun ulusal ölçekte örgütlü bir dayanışma ve ortak mücadeleden geçtiğini vurguladı. Gürcanlı ayrıca, yapay zekânın gazetecilik alanında yarattığı yeni imkânlara ve beraberinde getirdiği risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Program, karşılıklı değerlendirmeler ve mesleki paylaşımlarla devam etti.
Toplantıda söz alan gazeteciler Hatay’da medya sektörünün özellikle deprem sonrası daha kırılgan hale geldiğini belirterek, ekonomik sürdürülebilirliğin en temel sorunlardan biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Toplantıda, kamu kaynaklarında uygulanan tasarruf tedbirlerinin yerel medyanın imkânlarını daha da daralttığı, abonelik ve reklam gelirlerinin ise belirgin şekilde düştüğüne dikkat çekildi. Yerel medyanın ekonomik sorunlarının, deprem sonrası dönemde daha görünür hale geldiği ve bölgedeki haber üretimini doğrudan etkilediği belirtildi.
Sosyal medya temelli "influencer" haberciliğinin giderek yaygınlaşmasının, hem yerel basının gelirlerini aşındırdığı hem de mesleğin niteliğini olumsuz etkilediği yönünde değerlendirmeler paylaşıldı. Bu durumun haber üretim süreçlerini ve sahadaki çalışma koşullarını zorlaştırdığı vurgulandı.
Toplantıda ayrıca, kısa sürede gazete açılabilmesinin Hatay'da kontrolsüz bir çoğalmaya yol açtığı, çok sayıda yayın organının ortaya çıkmasının ise rekabeti nitelik üzerinden değil, maliyet üzerinden şekillendirerek haber kalitesini düşürdüğü dile getirildi. Kentte yüzlerce gazetecinin çalışmasına rağmen bu yapının mesleki standartları zayıflattığı kaydedildi.
Eğitim başlığında ise iletişim fakültesi öğrencilerinin staj imkanlarının sınırlı olduğu, uygulamalı mesleki eğitimlerin yetersiz kaldığı ve genç gazetecilerin sahaya hazırlanmasında boşluk oluştuğu yönünde görüşler aktarıldı.