Yazar Hakkında


Mehmet Çardak

m-cardak@windowslive.com

Türkiyenin siyasi geleceğiBu yazı 145 kez okundu

Değerli okurlarım,  hiçbir şey sonsuza kadar devam etmez! Dünyadaki canlı varlıkların da, cansız cisimlerin de, her şeyin bir sonu vardır. Siyasi iktidarların da sonu vardır!

Ak Parti 2002 seçimlerinde yüzde 34.5 oy oranı ile iktidara gelmiştir. Ak Parti 17 yıllık iktidarı döneminde, Cumhuriyetin temsil ettiği değerleri tümden yıkmıştır. Ak Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyetin yönetim sistemi bile değiştirilmiştir. Türk ordusu darmadağın edilmiştir. Devletin kurumları itibarsızlaştırılmıştır. Türkiye zayıflatılmıştır. Cumhuriyetin ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesinden uzaklaşılmıştır. 

Türkiye’nin dış politikasında kriz var! Ortadoğu, dünyanın en tehlikeli bataklıklarından biridir. O bataklığa adım atanın çıkması çok zor olur. Şimdi bu bataklıkta Türkiye’de vardır. Entrika, hile, yalancılık, kirlilik, ihanet ve çeşitli çıkar hesapları hep oradadır ve tarih boyunca bu durum hiç değişmemiştir. Çoğu aşiret ve terör örgütü kaynaklı, sonu gelmez savaşlardan Türkiye’nin uzaklaşması artık çok zor olacaktır.

Ak Parti’nin bu savaş politikaları yüzündün ülkemiz de,  bölgemizde büyük hasar görecektir. Türkiye, son iki yıldır bölgede yakalanan DEAŞ militanlarının da sorumluluğunu üstlenecektir. Bundan böyle, bölgedeki cezaevlerinde bulunan ve operasyonlarda ele geçirilecek DEAŞ mensupları, Türk güvenlik güçleri tarafından yerel güçlere ve Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) teslim edilecektir.  

Türkiye’de Ak Parti kadar kesintisiz ve uzun iktidarda kalan başka bir parti yoktur. Ancak bütün amaçları Suriye olayını iç siyaset malzemesi olarak kullanmaktır. Suriye’ye dalacaklar, ele geçirip iç siyasette oy avcılığına soyunacaklardır. Bu aşamada önümüze yeni haritalar, hiç bilmediğimiz yeni sözcükler ve kavramlar çıkaracaklardır. Suriye’de yine Mehmetçikler şehit olacaktır. Suriyeliler için yine milyarlarca dolar para harcanacaktır. TOKİ Suriye topraklarında binlerce konut yapacaktır. Sonra okullar ve hastaneler yapılacaktır. Suriye’nin kuzeyinde ele geçirilecek bölgenin bütün altyapısı onarılıp Suriye halkının hizmetine sunulacaktır. Bir hiç uğruna yine ABD ve AB ülkelerinden bir sürü azar işitilecektir.  Ak Parti iktidarının hayalci Suriye planları yüzünden Türk toplumuna verdiği zararlar hafızalardan silinmeyecek ve bunu tarih kaydedecektir.

Ayrıca iktidarın en son açıkladığı 9,26’lık enflasyon rakamları da inandırıcı değildir. İşçiye, memura emekliye kaşıkla verdikleri maaş zammı, kepçeyle geri alınmaktadır. Seçimden hemen sonra başlayan zam yağmuru hız kesmeden sürmektedir. Son üç ayda elektrik ve doğalgaza yüzde 30 zam gelmiştir. Bunların açtığı yara kapanmadan köprü ve otoyol geçişlerine, tren biletine ve posta ücretlerine yüzde 20 zam yapılmıştır. Bu zam yağmuru yüzünden zaten geçinemeyen vatandaş perişan haldedir.

Tarihin kayıt altına aldığı hiçbir olay unutulmaz! Ak Parti iktidarının Türk siyasi tarihinde hayırla yad edilmeyeceği kesindir. Çünkü Ak Parti lideri, hem T.C. Cumhurbaşkanı hem de BOP Eş Başkanı’dır. Aslında Ak parti iktidarının Türkiye’yi aydınlığa çıkarma gibi bir görevi yoktur. İktidarın görevi, egemen güçler tarafından kendisine dikta edilenleri uygulamaktan ibarettir.  

Ak Parti iktidarı döneminde, tamamen egemen güçlerin istediği bir dış politika hayata geçirilmektedir. Ak Parti, Türkiye’nin sorunlarını bilen; doğadan, insandan sevgiden yana çözüm üreten bir parti değildir. Ak Parti, işçi, memur, emekli, çiftçi, esnaf ve sanayici düşmanıdır. Ak Parti’nin vesayetçiler, darbeciler, terör örgütleri, iç-dış siyasi ve ekonomik tetikçiler gibi özel gündemi var! Ak Parti’nin gündeminde Türkiye’nin gerçek sorunlarını çözmek ve Türkiye’yi Suriye bataklığından çekip çıkarmak gibi bir konu yok!

Ak Parti iktidarının hedefinde; güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzur getirmek var!

 

SİYASİ GÖÇ

 

Ak Parti iktidarında yargı dünyası 2016 yılında bir terör örgütü niteliğine bürünecek olan cemaat yapılanmasının işgali ile karşı karşıya kalmıştır. Demokratik bir ülkede ‘ifade özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilen söz, beyan ve düşünceler bizim ülkemizde devlet büyüklerine hakaret, terörü övme, terörü teşvik suçları kapsamına sokularak, farklı olanların seslerini kesme aracı olarak kullanılmıştır.

Dünyada, cezaevlerinde 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü barındıran başka bir ülke yoktur. Sonuçta kurgu ve kumpas nitelikli davalar Anayasa Mahkemesi’nin ‘Hak ihlali’ kararları ile çökertilerek daha fazla hayatların karartılması önlenmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yüzünden Türkiye bugün ciddi bir darboğaz ile karşı karşıya kalmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 uygulaması, küçük partiler tarafından büyük partileri esir alma yoludur. Seçim ittifakları yüzünden Türk siyasi hayatı yolundan çıkmıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 şartı kaçınılmaz olarak siyasetin gündemine düşmüştür. Ak Parti lideri 50+1 tartışmasına noktayı koysa da %50 sınırı vazgeçilmez bir kriter değildir. Aslında yeni sistemin ismi değil, kuvvetler ayrılığının yerli yerine oturtulması çok önemlidir. Sistemin ‘Kuvvetler Birliği’ne dönüşmesinden dolayı toplumda çok büyük sıkıntı yaşanmaktadır.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulamaya geçirilmesiyle birlikte Ak Parti,  sırça köşklerde siyaset yapan, halka tepeden bakan, kendi çıkarından başka bir şey düşünmeyen ve milletin derdiyle dertlenmeyen siyasetçilerin yeri haline gelmiştir.  Bu sistemde, dindar ve kindar yöneticilerin adalet ve özgürlük alanlarına yaptıkları katkı sadece kendi mahalle sakinlerinin bir bölümünü mutlu etmektir. Toplumun büyük bölümünün yaşadığı adalet ve özgürlük sorunları görmezden gelinmektedir.

Türkiye’de 2003 yılından sonra ortaya çıkan siyasi iradenin güçlenerek uzun yıllar iktidarda kalmasının tek ve tartışmasız nedenlerinden biri, hiç şüphesizdir ki dayatmacı ve militan laiklik anlayışının çektirdiği acılardır. Ancak ayrıştırıcı ve ötekileştirici Ak Parti zihniyeti ve politikaları da Türk toplumuna yeni acılar çektirmektedir. Halkın çektiği acılar, 23 Haziran 2019’da gerçekleşen İstanbul seçiminde sandığa da yansımıştır.

31 Mart seçimlerinden sonra, artık tüm siyasi mahallelerden bir göç hareketi başlamıştır. Bu ne beyin göçü ne de savaş göçüdür. Gönül göçü olarak nitelenen bu taşınmayı başlatanlar, kendilerine yeni bir parti, yeni bir lider aramaktadırlar.

İçinden geçtiğimiz dönemin gerçeği şudur: Türk siyasi hayatı raydan çıkmıştır. Türkiye, Suriye bataklığına gömülmek üzeredir. Suriye’de son çare orduyu savaşa sokmak olmamalıdır. Barış Pınarı Harekâtı Türkiye’nin güvenlikle ilgili kaygılarını ortadan kaldırmayacağı gibi, maddi ve insani büyük zararlara da neden olacaktır.

Türkiye’yi diledikleri gibi yönlendirmeyi alışkanlık haline getirenler, 9 Ekim’de Barış Pınarı Harekâtı’nı başlatmıştır. Bu harekâtın bölgeye barış ve huzur getirip getirmeyeceği bugünden belli olmaz! Bu harekâtın tezgâh mı, tuzak mı, yoksa planlanmış bir senaryo mu olduğunu hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Zira şeytanla dans edenler geç uyanıyor. Barış Pınarı  Harekâtı’nın sebebi inşallah Ak Parti iktidarının ömrünü uzatmak değildir.

Türk milleti yeni bir siyaset dönemine hazırlanmaktadır. Yeni nesil siyasetçilerin görevi; Türkiye’yi Suriye bataklığından kurtarmak ve aydınlığa çıkarmak olmalıdır. Türkiye’de ne kadar çok siyasi parti olursa,  Türkiye o kadar güçlü olur! Askeri hareketler, siyasi faaliyetlerin ümitsiz olduğu noktada başlar. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Türk Ulusu’nun hayati tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir!

Yazarın Diğer Yazıları
Kaybolan yıllar
Kurt komşusunu yemez
Cumhuriyet ama nasıl bir cumhuriyet
Trumpın tarihe geçen mektubu
Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz
Türkiyenin siyasi geleceği
Deprem öldürmez ihmal öldürür
Sorunlarını çözmüş bir Türkiye
Türkiye yönetim modelini arıyor
Hatayın Çıkış Yolu
KADIN
Yasaklar yoksulluk ve yolsuzluklar
HIZLI MENÜ

Üye Ol

Üye Girişi

Künye

Yayına Başlarken

Hatay’ da ‘Hatay Mahalli Haber’ ismiyle yayın yapan İnternet gazetesi  25 Şubat 2016 günü yayın hayatına başladı. Hatay Mahalli Haber internet gazetesinin sahibi Mithat Kalaycıoğlu, Hemen hemen bütün sektörleri etkileyen ‘teknoloji&rs (...Devamı)

BİZE ULAŞIN

Telefon:0532 631 06 11

Fax:

E-Posta: mikamithat58@hotmail.com